Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Mart, 2017 14:25 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’e 14 Yılda 5 Milyarlık Yatırım

 

Başbakan Binali Yıldırım Karabük’teki Yatırımları Anlattı

16 Nisan 2017’de yapılacak olan halk oylamasında yeni Anayasaya biçin EVET denilmesi gerektiğini anlatmak için Karabük’e gelen Başbakan Binali Yıldırım Karabük’te son 14 yılda 5 milyar lira yatırım yapıldığını söyledi.

Konuşmasında Karabük’e yapılan yatırımları anlatan Başbakan Binali Yıldırım Kardemir örneğini vererek şöyle devam etti:
“Karabük’teki kardeşlerimizin sorunlarıyla çok yakından ilgileniyoruz. Karabük’te son 14 yılda 5 milyar yatırım yaptık. Helali hoş olsun. Eğitimde Karabük’te okul sayısını 125’ten 251’e çıkardık. Bin 186 derslik yaptık. Okullarımızı bilgisayarlarla donattık. Bilişim teknoloji sınıfları yaptık. Tablet bilgisayarları evlatlarımızın eline verdik. Beş yıldızlı okul konforunda 300 yataklı Karabük Devlet Hastanemizi hizmete açtık. Göreve geldiğimizde sağlıkta Karabük’ün durumu ortada, 3 tane ambulansı var. Koca şehrin 3 ambulansı var. Şimdi 2’si karda kışta her zaman her yerde gidecek şekilde olmak üzere toplam 32 ambulansı var. 2002-2016 arasında 127 milyon lira ve spor tesisini Karabük’e kazandırdık. 8 bin 800 kapasiteli 7 öğrenci yurdu yaptık. 3 bin yataklı üç yurdun da yapımı devam ediyor. Göreve geldiğimizde Karabük’te sadece 7 kilometre bölünmüş yol vardı. Bunun üzerine 102 kilometre daha bölünmüş yol yaptık. Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Yolları böldük, milleti birleştirdik. Gönülleri birleştirdik. Yolları böleriz, ekmeğimizi böleriz, Türkiye’yi böldürtmeyiz. Bunları yeterli bulmuyoruz. Emeğin alın terinin şehri Karabük’e ne yapsak azdır. Karabük’e çevre yolu yapacağız. Plan ihalesi yapıldı. Bir de hayır severimiz var. Şefik Dizdar bey.. Karabük Üniversitesi sivil havacılıkta eğitim gören havacılar için bir eğitim havalimanı yapacak. Pisti yapacak. Havalimanınızı da Şefik Dizdar yapacak.”
Karabük’te kurulu bulunan Karabük Demir Çelik Fabrikası’nın kapanma noktasındayken şimdilerde başka ülkelere ray satar hale geldiğini ifade eden Başbakan Binali Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kardemir’in durumunu biliyorsunuz. Neredeyse kapanıyordu. Biz de rayları gidiyoruz dışarıdan alıyoruz. O zaman Ulaştırma Bakanıydım. Milli Eğitim Bakanı da bizimle beraberdi. Biz bu rayları dışarıdan almayacağız. Karabük’te yapacağız. Karabük Demir Çelik’te yapacağız dedik. Olmaz, yapamazlar edemezler dediler. İnat da bir murattır dedik. Şimdi dışarı satıyorlar. Bakın Karabük ne hale geldi. Şehrin üreten alın ve akıl terine, Karabükspor’a, Karabük’e destek veren en önemli yer haline geldi. Başka memleketlere ray satıyor. İstihdam seferberliğinde Kardemir ben de varım dedi. Yüzde 10 çalışan sayısı kadar yeni işçi alacak. Yetmedi biz tekerlik imalatı yapacağız dediler. Trenlerin teker imalatını da Karabük yapacak. Bunun için de 500 milyonluk yatırım yapacak. Rayların 36 metrelik yapıyordu şimdi artık 72 metrelik ray yapıyor. Karabük, Irmak, Zonguldak tren yolunu sıfırdan yeniledik. Hizmete aldık. Yetmedi Karabük, Safranbolu, Bartın yolunu da bölünmüş yol haline getiriyoruz. 16 Nisan’dan sonra bu aziz millete daha fazla hizmet üreteceğiz. Bu anayasa değişikliği ile birlikte Türkiye iki kat daha büyüyecek. Üç trilyon milli gelire ulaşacak. Kişi başı milli gelir 25 bin dolar olacak. İçeride dışarıda milletin aklını çelmek için akla hayale gelmedik planlar, yalanlarla maalesef milleti oyalamaya çalışıyorlar. İstikrarlı güçlü Türkiye’nin emek şehri olan Karabük.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin