(Haber Merkezi) Türkiye İstatistik Kurumu(TUİK) 5 yıllık yaşlılık oranlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre, Karabük’te yaşlı nüfus 2016 yılında 29 bin 629 kişi iken son beş yılda yüzde 19,3 artarak 2021 yılında 35 bin 359 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2016 yılında yüzde 12,2 iken, 2021 yılında yüzde 14,2’ye yükseldi. Zonguldak’ta ise, yaşlı nüfus 2016 yılında 65 bin 532 kişi iken son beş yılda yüzde 26,2 artarak 2021 yılında 82 bin 704 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2016 yılında yüzde 11,0 iken, 2021 yılında yüzde 14,0’e yükseldi. Bartın’da da yaşlı nüfus 2016 yılında 25 bin 286 kişi iken son beş yılda yüzde 24,0 artarak 2021 yılında 31 bin 348 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2016 yılında yüzde 13,1 iken, 2021 yılında yüzde 15,5’e yükseldi.


Karabük Yaşlanıyor
Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir
Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçirmiş kişilerin yüksekten suya atlamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yüksekten suya atlayış sırasında oluşan basıncın kulak zarına zarar verebileceğini ifade eden Tekat, bu durumun kulak zarında yırtılmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte deniz ve havuz sezonu açıldı. Suyla temasta kulakların çok hassas bir dokuya sahip olduğunu ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından KBB Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle yüksekten suya atlamanın kulak zarına zarar verebileceğine dikkat çekti.
“Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir”
Daha önceden kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin suya yüksekten atlayış yapmasıyla kulak zarına zarar verebileceğini söyleyen Tekat, “Denize girerken özellikle tramplenden veya yüksek bir yerden atladığımız zaman, daldığımız derinlik 5 metreyi geçiyorsa basınç değişiklikleri kulaklarda hissedilir. Her 10 metrede bir atmosfer basıncı artar. Eğer kulak zarımızda daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı zayıflık varsa kulak zarının yırtılması bile söz konusu olabilir. Burnunu tutarak atlayanlar olabiliyor. Bunun en büyük sebebi, hızla suyun altına daldığımızda burnumuzun içine giren suyun, paranazal sinüsler dediğimiz boşluklarla temas etmesi ve bazı durumlarda orta kulağa ulaşabilmesidir. Bu nedenle hastalarda kulakta dolgunluk, baş ağrısı ya da denizden çıktıktan sonra eğildiklerinde burundan su gelmesi gibi durumlar görülebilir. Burnu kapatmanın temel nedeni de bu basınç etkisini azaltmaktır” dedi.
“Yapay zekaya inanarak tedavi yapmak doğru değil, hekimin görmesi gerekir”
Bir hekime başvurmadan yapay zekadan elde edilen bilgilerle tedavi yapılmasının doğru olmadığını da hatırlatan Prof. Dr. Tekat, “Yüzücü kulağının başladığı dönemlerde insanlar internetten veya yapay zekadan bilgi almaya çalışabiliyor. Ancak bu belirtiler sadece yüzücü kulağında değil, orta kulak hastalıklarında, dış kulak yolunun diğer hastalıklarında ve hatta bazı tümörlerde bile görülebilir. Burada ayırıcı tanının önemi çok büyüktür. Yapay zekâ size ancak verdiğiniz bilgilere göre cevap verebilir. Ancak hastalığın gerçekten ne olduğunu değerlendirebilmesi mümkün değildir. Çünkü bunun için muayene gerekir. Bu nedenle sadece yapay zekâdan alınan bilgiye güvenerek tedavi uygulamak doğru değildir” diye konuştu.
“Kulağa zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmak ciddi sorunlara yol açabilir”
Ağrı veya herhangi başka bir durumda kulak içine zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmanın doğru olmadığını ifade eden Tekat, ayrıca şunları söyledi:
“Halk arasında kulak ağrılarında, tıkanıklıklarda veya benzeri durumlarda sarımsak suyu, soğan suyu ve benzeri maddelerin kulak yoluna uygulandığını biliyoruz. Bunları yumuşatmak amacıyla zeytinyağı da kullanılabiliyor. Ancak kulak zarını göremiyorsak veya kulak yolu tamamen kapalıysa bu uygulamalardan uzak duruyoruz. Çünkü kulak zarında fark edilmeyen küçük bir delik varsa ve bu maddeler orta kulağa kaçarsa geri dönüşü olmayan daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle kulak zarının durumu bilinmeden bu tür işlemlerin yapılması doğru değildir.”


