Reklam
Reklam
v21
Okuyucudan Gelenler Avatarı
Okuyucudan Gelenler tarafından
07 Mayıs, 2025 11:36 tarihinde yayınlandı
0

Karabük ve Kardemir: Kuruluşun Yetim Kalan Çocuğu

Bir şehir düşünün…

Toprağında kurtuluş değil, kuruluş destanı yazılmış.

Karabük…

Cumhuriyet’in çelikten iradesiyle yoğrulmuş, alın teriyle harcı karılmış bir şehir.

Bir avuç insanın hayaliydi; demir gibi sağlam bir gelecek, elleriyle yoğurdukları bir vatan.

Fakat zaman aktı, rüzgarlar döndü.

Birbirini omuzlayan yüreklerin yerini, birbirini ezen hırslar aldı.

Bir şehir ki entelektüel belleğini göç yollarına uğurladı, ardından sadece suskunluk kaldı.

Gidenler, bir daha dönmedi; kalanlar ise şehrin üzerinden kendi tahtlarını kurmaya koyuldu.

Kardemir…

Adı bir fabrikanın çok ötesinde, bir milletin dirilişine yazılmıştı.

Kardemir; emeğin, azmin, hayalin adıdır.

Oysa şimdi, her köşe başında çıkar hesaplarının, küçük ikbal savaşlarının adıdır.

Siyasetçisi başka hesapta, iş dünyası başka, sivil toplum başka…

Herkes kendi oyununu Kardemir’in sırtında kurarken, bu büyük miras, yavaş yavaş tükeniyor.

Karabük’ün damarlarına sızan bu bencil akıl, şehrin nabzını zayıflatıyor.

Oysa Karabük, doğru ellerde yeniden bir yıldız gibi parlayabilirdi.

Yeşilin, emeğin, inancın şehri olabilirdi yeniden.

Ama açgözlü eller, şehrin yaralarını derinleştirmekten geri durmadı.

Yeter artık.

Bir şehrin kaderi, birkaç menfaatçinin hoyrat ellerine bırakılamaz.

Karabük’ü ve Kardemir’i kendiniz için değil, geleceğimiz için koruyun.

Bu topraklar, hırsın değil, emeğin kutsandığı topraklar olmalı.

Ve bilin ki;

Bir şehir, hatırlamayı bilirse ayağa kalkar.

Karabük, unutturulmuş hafızasını yeniden hatırladığı gün, sadece kendini değil, bir milleti de yeniden ayağa kaldıracaktır.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin