Karabük Valisi, 2025 Aile Yılı Toplantısına Katıldı - Karabük Haber Postası
VALI2
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
05 Mart, 2025 12:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük Valisi, 2025 Aile Yılı Toplantısına Katıldı

Karabük Valisi Mustafa Yavuz, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş başkanlığında düzenlenen 2025 Aile Yılı konulu Video Konferans Sistemi (VKS) toplantısına katıldı.

Toplantı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2025 yılı için planladığı projeler ve aileyi güçlendirmeye yönelik alınacak önlemler üzerine odaklandı. İçişleri Bakanı Yerlikaya ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş’ın katılımıyla yapılan toplantıya, illerin yöneticileri ve ilgili kurum temsilcileri de online olarak iştirak etti.

Vali Yavuz, toplantıdaki konuşmalarında, aile yapısının güçlendirilmesi için yapılacak çalışmalar hakkında önemli bilgiler alarak, Karabük’te de benzer projelerin hayata geçirilmesi için gerekli adımların atılacağına vurgu yaptı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…