blank
Haber Merkezi tarafından
19 Şubat, 2026 16:02 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük Üniversitesinde 2025 Akademik Teşvik Listesi Törenle Açıklandı

Karabük Üniversitesi, 2025 Akademik Teşvik sonuçlarında katılımı 560 akademisyene taşırken toplam puanı 27 bin 500’e yükseltti.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, katılım ve toplam puanda rekor seviyelere ulaşıldığını belirterek üniversitenin hedefinin araştırma üniversitesi vizyonunu güçlendirmek olduğunu söyledi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) bünyesinde görev yapan öğretim elemanlarının 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği akademik, bilimsel ve sanatsal çalışmaların performans esaslı değerlendirilmesiyle oluşturulan KBÜ 2025 Yılı Akademik Teşvik Listesi, düzenlenen törenle ilan edildi.

Rektörlük binasında gerçekleştirilen programa; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz, Prof. Dr. Elif Çepni ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş ile dekanlar, akademik ve idari personel ve listeye giren akademisyenler katıldı.

Geleneksel Hâle Geldi

KBÜ’de, Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın göreve başlamasıyla birlikte Akademik Teşvik Listesi’nin törenle duyurulması ve listenin rektörlük girişinde yer alması kurumsal bir uygulama haline gelirken, bu yıl da listede dereceye giren akademisyenlerle birlikte kurdela kesimi gerçekleştirildi. Açılış, her yıl olduğu gibi Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık ve ilk üçe giren akademisyenler tarafından yapıldı.

Katılım ve Toplam Puanda Rekor Yükseliş

Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, akademik teşvik sürecinde hem katılım hem de puan açısından rekor seviyelere ulaşıldığını belirtti. Kırışık, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün bizim için hakikaten son derece önemli bir gün. Akademik teşvik sürecinde rekor bir sayıya ve rekor bir puana ulaştık. Geçen yıl 451 olan sayı, bu yıl 109 akademisyenimizin sürece katılmasıyla 560’a ulaştı. Yani bu ne demek? Akademisyenlerimizin son derece önemli bir kısmının akademik teşvik puanı alabilecek seviyede olduğunu göstermektedir.”

Toplam Puan 21 Binden 27 Bin 500’e Yükseldi

Rektör Kırışık, toplam puanda da dikkat çekici bir artış yaşandığını ifade ederek, yaklaşık 21 bin puandan 27 bin 500 puana ulaşıldığını, bunun yüzde 30’un üzerinde artış anlamına geldiğini kaydetti. Akademik teşvikten yararlanan akademisyen sayısında ise yaklaşık yüzde 25 oranında yükseliş gerçekleştiğini vurguladı.

“Araştırma Üniversitesi Olmak İçin Birlikte Üretmeliyiz”

Üniversitenin araştırma odaklı büyüme hedeflerine dikkat çeken Kırışık, konuşmasında şunlara yer verdi:

“Biz bu yükselişi sürdürmek istiyoruz. Büyük bir üniversiteyiz. Güçlü bir üniversiteyiz. Türkiye'nin her tarafında beğenilen, takdir edilen bir üniversiteyiz. Bu özelliğimizi daha da kuvvetlendirip araştırma üniversitesi olmak istiyoruz. Araştırma üniversitesi olmak için hep birlikte çalışmaya, üretmeye ihtiyacımız var.”

KBÜ, THE’da Sosyal Bilimlerde İlk Kez Sıralamaya Girdi, Türkiye’de 30’uncu Oldu

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, ulusal ve uluslararası sıralamalardaki yükseliş ivmesini sürdürdüğünü belirterek, Times Higher Education’ın 2026 alan sıralamalarında KBÜ’nün sosyal bilimlerde ilk kez Türkiye listesine girdiğini ve Türkiye genelinde 30. sırada yer aldığını söyledi. Bu sonucun, üniversitenin disiplinler arası akademik kapasitesinin güçlendiğini ve araştırma altyapısının daha da sağlamlaştığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Akademik Teşvikte İlk Üç Açıklandı

2025 yılı akademik teşvik sonuçlarına göre birincilik 100 tam puanla Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Eda Öz Çelikbaş’ın oldu. İlahiyat Fakültesinden Doç. Dr. Ayhan Işık 99,80 puanla ikinci, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinden Doç. Dr. Safa Polat ise 94,72 puanla üçüncü sırada yer aldı.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, akademik performanstaki yükselişin üniversitenin araştırma odaklı büyüme vizyonunu güçlendirdiğini belirterek, “Bu bizim açımızdan büyük bir başarı.” dedi.

Karabük Üniversitesi, akademik teşvik performansındaki artışla birlikte bilimsel üretim kapasitesini güçlendirmeyi; sosyal bilimler, mühendislik ve fen bilimleri ile sağlık bilimleri başta olmak üzere tüm alanlarda nitelikli araştırma çıktısını artırmayı ve araştırma üniversitesi vizyonunu kararlılıkla sürdürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Şubat, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ağız kuruluğu, ciddi bir sistemik hastalığın habercisi olabilir

Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, susuzluk hissi olarak küçümsenen ağız kuruluğunun ciddi sistemik hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi.
Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, halk arasında susuzluk hissi olarak küçümsenen ağız kuruluğunun aslında ciddi sistemik hastalıkların habercisi olabileceğini belirterek, özellikle sjögren sendromu ile mücadele eden hastalar için geliştirilen sialendoskopi yönteminin kesi yapılmadan uygulanan cerrahi tekniğiyle modern tıpta yeni bir dönem başlattığını ifade etti.

"Ağız kuruluğunda erken tanı önemli"
Ağız kuruluğunun hafife alınmaması gerektiğini belirten KBB Kliniği’nden Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, "Özellikle sjögren hastalarında erken dönemde uygulanan sialendoskopi, bez fonksiyonunu koruma açısından kritik öneme sahiptir. Amaç sadece kuruluğu azaltmak değil, bez dokusunun ilerleyici hasarını durdurmaktır. Doğru hasta seçimiyle yaşam kalitesinde belirgin artış sağlıyoruz. Bilimsel çalışmalar da erken dönemde uygulanan girişimlerin tükürük akışını artırabildiğini ve tekrarlayan enfeksiyon ataklarını azaltabildiğini göstermektedir" dedi.
Tedavide sialendoskopinin neden tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Turgut, "Sialendoskopide ameliyat izi oluşmaz, bez kaybı riski minimaldir. Günübirlik uygulanır; hasta çoğu zaman aynı gün sosyal hayatına dönebilir. Gerektiğinde güvenle yeniden uygulanabilir. Vücudun kendi tükürük üretim kapasitesini maksimize eder. Ağız kuruluğu bir çaresizlik değildir. Eğer tekrarlayan bez şişlikleri, kronik kuruluk ve yutma güçlüğü yaşıyorsanız, sialendoskopi modern tıbbın sunduğu en etkili minimal invaziv seçeneklerden biri olabilir. Bez dokusu tamamen harap olmadan yapılan müdahalede en başarılı sonuçlar alınıyor. Erken tanı, doğru merkez ve deneyimli ekip, ağız kuruluğunda milimetrik bir dokunuşla yaşam kalitesinde büyük bir değişim oluşturabilir" diye konuştu.
Sjögren sendromu hakkında bilgi veren Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, "Sjögren sendromu, bağışıklık sisteminin kendi dokularını hedef alarak tükürük ve gözyaşı bezlerini işlevsiz hale getirdiği kronik bir hastalıktır. Bu süreçte yalnızca ağız kuruluğu gelişmez; konuşma, yutkunma ve hatta sindirim fonksiyonları bile zorlaşabilir. Tedavi edilmeyen vakalarda tablo diş kayıpları, sık tekrarlayan enfeksiyonlar ve kalıcı bez hasarlarıyla ağırlaşabilir. Özellikle tekrarlayan tükürük bezi şişliği yaşayan hastalarda altta yatan kanal içi daralma ve tıkanıklıkların mutlaka araştırılması gerekir" şeklinde konuştu.

Bıçak altına yatmadan tedavi
Geleneksel yöntemlerin aksine sialendoskopinin hastaya herhangi bir cerrahi kesi yapmadan çözüm sunduğunu dile getiren Doç. Dr. Turgut, "Milimetrik kamera sistemleriyle tükürük bezlerinin doğal kanallarından içeri girilen bu yöntem, mikrocerrahinin en zarif örneklerinden biri olarak kabul edilir. İşlem sırasında tıkanıklığın sebebi anında görüntülenir. Daralmış kanallar özel balon veya mikro aletlerle açılarak tükürük akışı stabilize edilir. İltihaplı bölgeye doğrudan ilaç uygulanarak sistemik yan etkiler azaltılır. Bu sayede bezin tamamen alınmasına gerek kalmadan fonksiyon korunur" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.