Reklam
Reklam

Karabük Üniversitesi Rektörü Kırışık’tan Rektör Uzun’a ziyaret

66d884845d1ac
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2024 19:04 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun’u ziyaret etti.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bartın’a gelen Karabük Üniversitesi (KBÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Bartın Üniversitesi (BARÜ) ile iş birliği içerisinde Bartın Ticaret ve Sanayi Odası (Bartın TSO) çalışanlarına teknik danışmanlık hizmeti verilmesi üzerine Bartın TSO Başkanı Halil Balık ile bir protokol imzaladı.

66d884b4db9a9 scaled

Protokolün ardından Rektörlük makamında gerçekleştirilen ziyarette, BARÜ ile uyum içerisinde başta bölge kurumlarına değer katacak nitelikli insan gücü yetiştirilmesi olmak üzere yapılabilecek eğitim faaliyetleri üzerinde duruldu.

BARÜ’nün de kurumsal paydaşı olduğu, Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek Sağlık Bilimleri Festivali (Sağlıkfest) kapsamındaki son çalışmalar aktarılırken geçtiğimiz haftalarda BARÜ ve KBÜ arasında imzalanan ‘Akademik İş Birliği Protokolü’ ile ‘Kurumsal Paydaş İş Birliği Protokolü’nün iş birliği imkânları ve ortak yürütülebilecek projeler de değerlendirildi.

Ayrıca ziyarette, BARÜ’nün bu yıl yedinci kez bilim ve teknoloji tutkunlarını aynı çatı altında bir araya getireceği “Ar-Ge Proje Pazarı” üzerine görüş alışverişi yapıldı. Uluslararası katılımla Kutlubey Yerleşkesinde 7-8 Kasım 2024 tarihlerinde düzenlenecek festivalin önemine değinilirken bölge üniversiteleri olarak; eğitim öğretimden araştırma ve geliştirmeye, topluma hizmet uygulamalarından sosyal sorumluluk projelerine kadar geniş bir alanda sürdürülebilir iş ve güç birliği mesajı verildi.

66d884e9af415 scaled

Üniversitelerin ortak akıl kültürünü benimseyerek el birliğiyle geleceği inşa ettiğini vurgulayan Rektör Uzun, “Bulunduğumuz yerden başlayarak ülkemizin ulusal ve uluslararası alanda gelişimine katkıda bulunmak için bölge üniversiteleri olarak uyum içerisinde önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Yeni akademik yılda da yürütülecek faaliyetler hakkında tecrübe paylaşımında bulunmak üzere bir araya geliyor, ortak hedeflerimizi daha kapsamlı şekilde ileri noktalara taşımak amacıyla görüşmeler gerçekleştiriyoruz.

Bu itibarla kıymetli Rektörümüz Prof. Dr. Sayın Fatih Kırışık’a birlikte hareket etme noktasındaki yaklaşımları ve yakın ilgileri için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Rektör Kırışık ise kendilerine gösterilen misafirperverlik için Rektör Uzun’a teşekkür ederek KBÜ ile BARÜ arasındaki akademik iş birliğinin önemine değindi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.