Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Aralık, 2015 15:13 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası ile Protokol İmzalandı

Karabük Üniversitesi ve Karabük Ticaret ve Sanayi Odası arasında Üniversite-Sanayi İşbirliğini tüm alanlarda geliştirmek ve bu anlamda iki kurum arasındaki eğitim ve danışmanlıkla ilgili faaliyetleri yürütmek amacıyla protokol imzalandı.
Makamda gerçekleştirilen protokole Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özcan, Genel Sekreter Av. Yaşar Alpay ve Üniversite Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. İsmail Şahin katıldı.
Karşılıklı imzaların atılmasından sonra düşüncelerini dile getiren Rektör Prof. Dr. Refik Polat; “Protokol Üniversitemiz ile Karabük Ticaret ve Sanayi Odası’nın işbirliği içinde bulunduğu konuları kapsıyor. Özellikle KABUSEM’de yapılacak her türlü kurslar ve faaliyetlerde Karabük Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte çalışacağız. Üniversitemiz olarak Ticaret ve Sanayi Odasının her türlü desteklerini yanımızda hissettik. Bundan sonra da desteklerinin devam edeceğini biliyoruz. Üniversitemize yapmış oldukları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.
Konu ile ilgili Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özcan ise “Hem Rektörümüze hem de Karabük Üniversitesi ailesine bu süreçte bize yapmış oldukları katkı ve desteklerden dolayı teşekkür ediyorum. Karabük’te Üniversite-Sanayi işbirliğini tüm alanlarda geliştirmek, bu anlamda iki kurum arasındaki eğitim ve danışmanlıkla ilgili faaliyetleri yürütmek. Karabük Üniversitesi bünyesindeki Enstitülerde Ticaret Odası ile ilgili hazırlanan tez rapor gibi bilimsel çalışmalar, kendi logosu altında ücretsiz olarak basılı hale gelecek. 2016 yılında başlayacak olan ‘Karabük İçin Bir Fikrim Var’ projesi bu kapsamda beraber yürüteceğimiz konulardan bir tanesi. Burada başarılı bir üniversitemiz ve başarılı bir senatomuz var. Bizde Karabük Ticaret ve Sanayi Odası olarak üniversitemizde hem kendimiz adına, hem de üyelerimiz adına faydalanmak ve birlikte ortak projeler yapmak adına burada bu protokolü imzaladık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Protokol makamda gerçekleşen görüşmenin ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin