Orhan Gürbüz
•Başkanım terminal çalışması için teşekkürler


Karabük Belediyesi, şehir içi ve şehirler arası ulaşımı daha konforlu ve modern hale getirmek amacıyla Otobüs Terminali’nde kapsamlı bir tadilat projesi başlatıyor. Toplamda 3.213 m² kapalı alan ve 66 m² teras alanına sahip olacak şekilde planlanan proje, terminalin hem iç hem de dış mekanlarında önemli yenilikler içeriyor.
İç Mekan ve Hizmet Alanları
Yolcuların ve çalışanların ihtiyaçlarına yönelik olarak, bilet satış ofisleri, emanet ve kayıp eşya bölümleri, lostra, berber, hediyelik eşya dükkanları,zabıta ve polis noktaları gibi hizmet birimleri modernize edilecek. Mevcut kafe alanı kaldırılarak, yerine lokanta ve kafe entegrasyonu sağlanacak ve 45 m²’lik yeni bir teras alanı oluşturulacak. Ayrıca, bekleme salonu genişletilerek yolculara daha ferah bir alan sunulacak.
Dış Cephe ve Yapısal Yenilikler
Terminalin dış cephesi kompozit kaplama ile yenilenerek modern bir görünüm kazandırılacak. Dış kolonlar da aynı malzeme ile kaplanacak. Çatı makaslarının altı, kuşların girmesini engelleyen mesh tavanlarla kapatılarak hijyen ve güvenlik artırılacak.
Peyzaj Düzenlemeleri
Terminal çevresinde estetik peyzaj düzenlemeleri yapılarak, yolcuların bekleme süreçlerinde rahat edebileceği açık ve dinlenme alanları oluşturulacak.
Bodrum Kat ve Teknik Altyapı
Bodrum katta otopark alanı ve teknik hacimler optimize edilerek, terminalin operasyonel süreçlerinin verimli işlemesi için gereken altyapı sağlanacak.
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Karabük’ün ulaşım altyapısını güçlendirmek adına önemli bir adım atıyoruz. Otobüs terminalimizde gerçekleştireceğimiz bu kapsamlı yenileme çalışmalarıyla, hemşehrilerimize daha konforlu ve modern bir hizmet sunmayı hedefliyoruz. Terminalimizin iç ve dış mekanlarında yapacağımız düzenlemelerle, estetik ve fonksiyonelliği bir araya getirerek, Karabük’e yakışır bir tesis oluşturacağız.”
Karabük Otobüs Terminali Tadilat Projesi, şehrin ulaşım ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde modern, fonksiyonel ve estetik bir yapı oluşturmayı hedefliyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.
Orhan Gürbüz
•Başkanım terminal çalışması için teşekkürler