Karabük Postası tarafından
08 Aralık, 2023 14:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük Müzeciliğine Genel Bakış

“Birlikte Miras” programında Karabük’te müzecilik ve özel müzelere değinen Dr. Öğretim Üyesi Durmuş Gür, Safranbolu’daki UNESCO sürecinin önemine işaret ederek şunları kaydetti. “UNESCO’nun somut kültürel miras listesi içerisinde yer alan Safranbolu, Türkiye’deki kayıtlara baktığımızda 19’u kültürel, 2’si karma olmak üzere 21 miras alanı içerisindedir. Safranbolu, 17 Aralık 1994 tarihinde kültürel miras listesine dahil ediliyor. Bizler ve dünya için son derece önemli bir karar alındığını ifade etmek istiyorum. Hem korumacılık hem de kültürel miras mantığıyla çok önemli bir alanda yer alıyoruz. Safranbolu’da çok fazla kültürel miras alanı tescilli yapı ve sit alanları var. Aslında birçok müze de bulunuyor. Çoğunluğu özel müze statüsünde bulunuyor. Safranbolu Kaymakamlığı, belediye, özel kurum ve kuruluşlar birçok esere sahip çıkıyor. Bilimsel kaynaklarda literatürlerde yer alan Safranbolu’daki 500 yıllık tarihi süreci içermektedir. En erken tarihli süreç ise 2011 yılında Doç. Dr. Şahin Yıldırım tarafından gün yüzüne çıkarılan Göztepe Tümülüsü’nün arkeolojik çalışmalarının sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Bir örtü sistemi ile koruma altına alınan alanda yapılan çalışmalar milattan önce 9. yüzyıl sonu, 8. Yüzyıl ilk çeyreği gibi tarihlendirilir. Antik döneme ait alan, defalarca soyguncular tarafından tahrip edilmiş. Böylece en erken tarih, Frig dönemine kadar uzanmaktadır. Safranbolu, yaklaşık 2 bin 800 yıllık somut kültürel mirası barındırmaktadır. Safranbolu’da Bizans dönemine ait kalıntıların görülmesi mümkündür. Örneğin algun diye ifade edilen, drenaj sistemi oluşturulurken Osmanlı’da Bizans Dönemi’ne ve hatta antik döneme ait taşların birçok yapıda kullanıldığı görülüyor. Yine de ortaya çıkarılan taşınabilir eserlerin artık modern bir müzede sergilenmesi çok büyük önem taşıyor. Günümüzde modern müze inşası maliyetli olduğu kadar lokasyonu açısından da değerlendirilmelidir. Tümülüsün acilen değerlendirilmesi ve çevresine modern bir müze yapılarak ören yerine dönüştürülmesi alanında uzman isimlerle incelenebilir. Arkeoloji ve Etnografya müzesi kurulabilir. Bu kente gelenler arkeoloji müzesini, etnografya müzesini soruyor. Bu konuda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün çalışmaları olduğunu biliyorum. Umarım en kısa zamanda modern bir müze açılır. Safranbolu’da Kaymakamlar Gezi Evi, Türk Kahve Müzesi, Tabakhane Müzesi, Kent Tarihi Müzesi, Nostalji Gezi Evi, Lokum ve Safran Müzesi, Çikolata Müzesi,Yörük Köyünde Sucu Hafız Gezi Evi, Sipahioğlu Konağı, Muratoğlu Konağı, Üç Bölük Köyü’nde Kültür ve Sanat Merkezi, Karabük’te Demir Çelik Sanayi Müzesi ve Araba Müzesi bulunmaktadır. Çoğu zaman müze olarak açılan tarihi yapıların eser sergileme için aydınlatma ve iklimlendirme gibi problemlere açık olduğu görülmektedir. Bunları ancak modern bir müze inşa ederek aşabileceğimize dikkat çekmek istiyorum. Müzecilik alanında uzman bir kadro ile kentimize neler kazandırılabilir, üzerinde hassasiyetle durulması ve çalışılması gereken bir konudur. Bu konuda bilinçli projelerin hayata geçirileceğini umut ediyorum.” dedi. (Kaynak: Bölgenin Sesi Gazetesi)

VİDEO İZLEMEK İÇİN >>>TIKLAYINIZ<<<
   
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Kasım, 2025 20:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Samanlıkta işlenen cinayetle ilgili yargılama devam etti

Kastamonu’da samanlıkta balta ile öldürüldükten sonra çuvala koyup dereye atılan vatandaşın vefatıyla olayıyla ilgili sanıkların yargılanmasına devam edildi.
Olay, 17 Temmuz 2023 tarihinde Kastamonu’nun Merkez ilçesine bağlı Ahlat köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, meskenden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun cenazesi, Kastamonu Vilayet Jandarma Komutanlığı grupları tarafından dere yatağında, çuval içerisinde bulundu. Takımlar, çuvalın izlerinin köyün yaklaşık 300 metre yakınındaki Behice Ç.’ye ilişkin konutun samanlığına kadar devam ettiğini tespit etti. Jandarma grupları, samanlıkta yaptıkları incelemede, 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu’nun balta ile öldürüldükten sonra cesedinin çuvala koyulduğu ve sürüklenerek dereye atıldığını belirledi. Olayın akabinde gözaltına alınan Behice Ç. ile eşi Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç., isimli makamlarca tutuklandı.
Olayın akabinde şüpheliler hakkında "kasten öldürme" hatasından açılan dava, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşma salonunda tutuksuz yargılanan sanıklar Bayram Ç., Ümit Ç. ile maktulün yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Bakırköy Ruh ve Hudut Hastalıkları Hastanesine sevk edilen tutuklu sanık Behice Ç. ise duruşmaya katılamadı.
Duruşmada savunma yapan Bayram Ç. ile oğlu Ümit Ç. hatasız olduklarını söyleyerek, beraatlarını talep etti.
Behice Ç.’nin avukatı Hasret Çiftçi ise, müvekkilin taciz edilmek istendiği sırada baltayla kendisini savunduğunu ve bu sebeple en üst düzeyde tahrik kararlarının uygulanması gerekğini belirterek, "Olay yasal müdafaadır, bu farklı, birde tahrik indirimi verilmesi zaruridir. Müvekkilim, 2,5 yıldır cezaevindedir. Yargılamanın uzamasından kendisinin de bir kusuru ya da kabahati yoktur. Şu etapta kanıtlar toplanmıştır, kanıt karartma durumu, kaçma kuşkusu yoktur. Kendisi konut kadınıdır. Tüm bu konular göz önüne alınarak müvekkilimin isimli denetim kuralıyla tahliye edilmesini talep ederiz" dedi.
Mahkeme heyeti, Behice Ç.’nin İstanbul İsimli Tıp 4. İhtisas Konseyinde cezai ehliyetinin olup olmadığına dair rapor alınmasını ve bu raporun dönüşünün beklenmesini kararlaştırarak, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin