Karabük İdman Yurdu'ndan Şampiyonluk Kutlama Konseri - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Mayıs, 2023 14:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük İdman Yurdu’ndan Şampiyonluk Kutlama Konseri

Bölgesel Amatör Ligi’ni şampiyon olarak tamamlayıp 3. Lige yükselen Karabük İdman Yurdu’nun Kulüp Başkanı Adem Aydım, futbolseverleri şampiyonluk kutlama konserine davet etti.

Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumunda düzenlenecek olan konserde Tefo, Seko ve Ayaz Erdoğan sahne alacak.
Konuyla ilgili açıklama yapan Aydım, geçen yıl çok badireli ve zorlu bir sezon geçirdiklerini belirterek, “Diğer kulüplerin, diğer rakiplerimizin yıllarca başaramadığını amatörden gelip her sene iki sene üst üste şartlar alarak şehrimize tek kat profesyonellik yaşattık. Tabii ki bize bunun maddi açıdan çok büyük külfeti oldu. Şehirden bir destek bulamadık. Federasyonun da almış olduğu karar doğrultusunda 12 grup birincisini otomatik olarak 3. lige çıkarttılar. Ayrıca buradan da federasyona bu doğru uygulamadan dolayı teşekkür ederim” dedi.

Aydım, “İki tane seçimin peş peşe olması, şampiyonluk kutlamasının arada kalmaması için, futbolcular kardeşlerimizi onurlandırmak adına, şehrimize güzellik katmak adına yıllardan beri yapılmayan eğlenceyi yaparak şehrimize bir renk getirmek adına böyle bir organizasyona ev sahipliği yapalım dedik. Konserimiz statta ücretsiz bir şekilde olacak. Onun öncesinde bir kortej yürüyüşümüz olacak şehir içinde. Oraya da tüm stk’ları ve idari amirlerimizi bekliyorum” diye konuştu.

Sezona başlamadan önce tüm siyasi parti yetkililerinden sözler aldıklarını ifade eden Aydım, “Geçen sene bir sahipsizlik vardı, bu sene sahipsizliği tekrar yaşamamak adına tüm siyasi seçime giren siyasi partilerin milletvekili aday adaylarından, adaylarından bu sene için destek olacaklarından söz aldık. Önemli olan bu. Sözlerin yerine getirilmesi. Seneye bir 50 milyona yakın bir bütçe lazım. Takımın tekrar üst liglerde mücadele edebilmesi için. Bütçemizi belirledik. Bütçemiz doğrultusunda gitmemiz gerekiyor. Tekrar derlerse ki biz size sahip çıkmayacağız. Sen kendi başına kal derlerse ona göre farklı bir plan çizeceğiz. Yok biz destek oluruz derlerse ona göre kadro çıkaracak. Şampiyonluğa oynayan bir kadro çıkaracağız. Eğer ki yine yalnız kalırsak biz de ona göre kendi bütçemize, kendi gücümüzle bir Kadro çalışmasına geçeceğiz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay