Karabük İçin Sarı Kodlu Yağış Uyarısı! - Karabük Haber Postası
66f11b558c119 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Eylül, 2024 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük İçin Sarı Kodlu Yağış Uyarısı!

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) 2 il için turuncu 5 il için ise sarı kodlu sağanak yağış uyarısı verildiğini duyurdu.

AFAD’ın paylaştığı bilgilere göre, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere ve yapılan değerlendirmelere göre Bartın ve Zonguldak için turuncu, ayrıca Düzce, Sakarya, Bolu, Karabük ve Trabzon için ise sarı kodlu yağış uyarısı verildi. Gece saatlerinden itibaren; Düzce çevreleri ile Sakarya’nın doğu, Bolu ve Karabük’ün kuzey kesimlerinde kuvvetli, Bartın ve Zonguldak çevrelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli, Trabzon il genelinde aralıklarla ve yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.
AFAD’ın yaptığı paylaşımda ekiplerin teyakkuzda olduğu belirtilerek, “Turuncu kod uyarısı yapılan illerin Vali ve Kaymakamlarına bilgilendirme SMS’i ile bilgilendirme yapılmıştır. Türkiye Afet Müdahale Planı’nın (TAMP) ilgili tüm gruplarına yeterli sayıda personel ve araç ile teyakkuzda olunması bilgisi verilmiştir. Vatandaşlarımızın ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olmasını önemle hatırlatıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…