Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Temmuz, 2017 13:52 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Gazeteciler Cemiyeti’nden Ürkmezer’e Ziyaret

Karabük Gazeteciler Cemiyeti  Yönetimi Safranbolu Kaymakamlığı görevinin yanı sıra Safranbolu Belediye Başkanlığına da  Kayyum olarak atanan Fatih Ürkmezer’i makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledi.

Ziyarette konuşan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin  Kaya, Safranbolu’nun Karabük, dolayısı ile ülkemiz açısından çok önemli bir ilçe olduğunu, kendilerinin de gerek tanıtım gerekse hizmetlerin aktarımı noktasında ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti.

Kaymakam/ Belediye Başkanı Fatih Ürkmezer Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Devletin bana tevdi ettiği her iki görevi de en iyi şekilde yapmak için mesai mefrumu gözetmeksizin çalışmalarımı sürdürüyorum Safranbolu halkı son derece mütevazi ve her şeyin en iyisine layık Belediye Başkanlığı görevimin yanı sıra Asli olan Kaymakamlık görevim nedeniyle Köy Ziyaretlerimi de yapıyorum oralarında sorunlarını yerinde inceliyorum. Vatandaşlarımızla sohbet ediyorum, yine nezaket ziyaretinde bulunan vatandaşlarımı ziyaretlerini kabul ediyorum yaptığım çalışmalarım sırasında bizlere yardımcı olan herkese sizlerin şahsında tüm Safranbolu Halkına teşekkür ederim” dedi

Basının gerek ülke, gerek il ve ilçelerin tanıtımında, gerçekleşen hizmetlerin vatandaşa aktarılması keza vatandaşın dertlerinin idarecilere bildirilmesinde çok büyük rol oynadığını ifade eden Ürkmezer;  “ Amacımız bulunduğumuz yöreye en iyi en güzel hizmeti verebilmek. Bunun için çaba sarf ediyoruz. Sizlerinde destekleri ile bunu başaracak ve hizmet bayrağını her daim en yukarılarda tutacağız. Ben bir kez daha nazik ziyaretlerinden dolayı Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız ve Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür ediyor, başarılar diliyorum” dedi.

Daha sonra Görüşmeler Sohbet Havasında geçti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin