Karabük DEVA’dan Mustafa Yeneroğlu’na tam destek - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Haziran, 2022 13:59 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük DEVA’dan Mustafa Yeneroğlu’na tam destek

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Karabük İl Başkanı Yusuf Aydın önceki gün DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu ile polis arasında Ankara’da Somalililerin restoranlarına yönelik denetimde yaşanan olaya ilişkin basın açıklamasında bulundu. Polisin tutumuna ve yaşanan olay sonrası Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına tepki gösteren Aydın, DEVA Partisi’ne yönelik saldırılar karşısında asla susmayacaklarını belirtti.

“KİMİN KİMDEN CESARET ALDIĞI ORTADA”

“Milletvekilimiz ve Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanımız Sayın Mustafa Yeneroğlu’na yapılan çirkin saldırılara Türkiye’nin 81 ilinde güçlü bir şekilde itiraz ediyoruz” diyerek sözlerine başlayan Aydın, “Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan genel merkezimizde konuya ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştılar. Sayın Genel Başkanımızın ifade ettikleri üzere; Emniyet Genel Müdürlüğü; dün haksızlığı, kabadayılığı, hukuksuzluğu koruyan bir metin yayınlamıştır. Kimin kimden cesaret aldığı ortadadır. İnsanlara parmak sallayanların arkasında kimlerin olduğu ayan beyan ortadadır. Şunu özenle belirtmek gerekir ki; muhatabımız zor şartlarda canını dişine takarak güvenliğimizi sağlayan emniyet personeli değil, polis teşkilatımızı siyasete alet edenlerdir. Hukuka ve kanuna uygun davranan, zor şartlarda çalışan tüm emniyet teşkilatı mensuplarına bu vesileyle teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

 “KABADAYILIKLARA GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

Partilerine yönelik saldırılar karşısında susmayacaklarını belirten Başkan Aydın, “Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanımıza, Milletvekilimize, Yol Arkadaşımıza yapılan saldırılar karşısında asla susmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk tanımazların devlet katında görev yapacağı yer olmadığını biliyoruz. Genel Başkanımızın vurguladığı gibi; Önümüzdeki ilk seçimde hukuk namına, adalet namına ve demokrasi namına büyük bir zafer elde edeceğiz. Bizler, DEVA Partisi Karabük İl Teşkilatı olarak kararlıyız. Hukuksuzluklara, kabadayılıklara geçit vermeyeceğiz. Mücadelemizi, ülkemizde tam demokrasiyi inşa edene dek sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“Sırrı Müdüre hizmetleri için teşekkür ederiz”

DEVA Partisi İl Başkanı Aydın açıklamasında ayrıca emekliye ayrılan İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ için de “Bugün yaş haddinden dolayı zorunlu emekli olan Karabük İl Emniyet Müdürümüz Sayın Sırrı Tuğ’a Karabük’e verdiği hizmetler için teşekkür eder, bundan sonraki yaşamında sağlık ve mutluluk dolu nice seneler dileriz” ifadelerine yer verdi.(Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…