Karabük Destek Ekiplerinden Bartın'da Tatbikat - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Ekim, 2023 11:11 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük Destek Ekiplerinden Bartın’da Tatbikat

Karabük, Bartın ve Zonguldak’tan destek ekipleri ile birlikte toplam 106 kurtarma görevlisinin katılımı ile sel tatbikatı yapıldı. Nefeslerin tutulduğu kurtarma operasyonlarında 2 kişi ölü, 2 kişi de yaralı bulunurken, onlarca kişi mahsur kaldığı yerlerden sağ salim kurtarıldı.
AFAD Başkanlığı tarafından belirlenen takvim uyarınca Bartın Afet Müdahale Planı çerçevesinde Orduyeri Mahallesi Çağlayan mevkiinde şehirdeki tüm arama ve kurtarma ekiplerinin katıldığı bir sel tatbikatı yapıldı. AFAD Yönetim Merkezi tarafından koordine edilen tatbikatta, senaryo gereği Arıt Havzası’na aşırı yağış nedeniyle Kayadibi Çavuş, Kayadibi Kavlak, Kaşbaşı Epçiler Kadı köylerinde sel meydana geldi. AFAD’dan yapılan telsiz anonsu üzerine harekete geçen kurtarma ekiplerinin olay yerine gelmesi ile tatbikat başladı. Bartın’daki AFAD, jandarma, emniyet, ittaiye, sahil güvenlik, UMKE, 112, Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarına ait arama ve kurtarma ekiplerinin katıldığı tatbikatta Zonguldak ve Karabük’ten çağrılan destek ekipleri de yer aldı. Tatbikatta denizde ve karada gidebilen amfibik araçların yanı sıra halat fırlatma gibi teknolojik cihazlar da kullanıldı.
Nefeslerin tutulduğu tatbikatta sahil güvenliğe bağlı dalgıçlar nehre düşen araçtaki bir kişiyi ölü olarak çıkarırken, nehir ortasında mahsur kalanlar insansız kurtarma aracı ile bulundukları yerlerden alındı. Bartın Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından botla nehrin karşı yakasında mahsur kalanlar kurtarılırken, nehrin bir başka bölgesinde mahsur kalanlara ise AFAD ekipleri tarafından nehir üzerine gerilen halatlar yardımıyla ulaşıldı. Senaryo gereği sağ olarak kurtarılan vatandaşlar, 112 sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından yurtlara yerleştirilirken, yaralılar yapılan müdahalelerin ardından hastaneye kaldırıldı. Sahil güvenliğe bağlı dalgıçlar, nehrin içerisinde; AFAD, jandarma ve sivil toplum örgütlerinin arama kurtarma ekipleri ise nehir kenarı ve ormanda arama kurtarma çalışmaları yürüttü. Toplamda 106 arama ve kurtarma görevlisinin katıldığı tatbikat yaklaşık 1 saat sürerken, senaryo gereği selde ölen 2 kişinin cenazesi, 2 yaralı ve onlarca mahsur kalan kişi ekipler tarafından kurtarıldı.
Tatbikat sonunda ekipleri kutlayan Vali Nurtaç Arslan, “Ülkemiz bir afet ülkesi maalesef. AFAD tarafından Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında biz de ilimizde ilk defa arama kurtarma anlamındaki destek ve çözüm ortaklarımızla birlikte bir tatbikat gerçekleştiriyoruz. İlimizde sel afetini sık sık yaşadığımız için bu senaryo üzerinden gerçekleştirdik. Bugün bu tatbikatı başarılı bir şekilde sonlandırmak üzereyiz. Temennimiz bu tür afetlere maruz kalmamızdır. Ama afetler için her zaman hazırlıklı olmak zorunda olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Birçok arama kurtarma ekibiyle bir tatbikat gerçekleştirdik. Küresel ısınmanın sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. Tatbikata bütün katılanlara teşekkür ediyoruz. Emeklerine sağlık” diye konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay