Reklam
Reklam
IMG 9440
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
08 Ağustos, 2025 19:08 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Belediyesi’nden Safranbolu’daki Su Sorunlarına İlişkin Açıklama: “Algı Değil, Altyapı Gerekiyor”

Karabük Belediyesi, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu olan Safranbolu’daki su teminiyle ilgili iddialara karşı yazılı bir açıklama yayımladı.

 Açıklamada, “Karabük su paylaşmıyor” yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığı, teknik ve hukuki gerçeklerin kamuoyuyla paylaşıldığı vurgulandı.

“Karasu Ortak Mülkiyettir”

Açıklamada, Karasu İçmesuyu Projesi’nin hem Karabük hem de Safranbolu Belediyelerinin ortak mülkiyetinde olduğu hatırlatıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılan proje kapsamında 1998 ve 2005 yıllarında imzalanan protokollerle mülkiyetin iki belediyeye devredildiği, 2014 tarihli Devir-Teslim Protokolü ile de isale hatları ve Karabük İçmesuyu Sertlik Giderme Tesisi’nin müşterek mal olarak tanımlandığı belirtildi.

Ayrıca, suyun arıtılması ve sistemin işletilmesinin Karabük Belediyesi sorumluluğunda olduğu, kaynak üzerindeki debi ayar vanasının DSİ tarafından kurulduğu ve her türlü müdahalenin DSİ onayına tabi olduğu ifade edildi. Bu nedenle, Karabük’ün kaynağı tek taraflı işlettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

“Asıl Sorun Safranbolu’daki Su Kayıpları”

Karabük Belediyesi açıklamasında, Safranbolu’daki asıl sorunun altyapı eksikliği ve fiziki su kayıpları olduğuna dikkat çekildi. Safranbolu Belediyesi’nin içme suyu şebekesindeki kayıp-kaçak oranının %58 ila %62 arasında olduğu, bu durumun su temininde ciddi aksaklıklara neden olduğu belirtildi.

Depolama kapasitesinin yetersiz olduğu vurgulanırken, Karasu hattından gelen suyun vanalarının zaman zaman Safranbolu Belediyesi tarafından kapatıldığı ve bu durumun da su akışını olumsuz etkilediği ifade edildi.

Safranbolu Belediyesi’ne 4 Maddelik Çağrı

Karabük Belediyesi, Safranbolu Belediyesi’ne yönelik dört maddelik bir çağrıda bulundu:

  1. Su şebekesini yenileyin ve kayıpları azaltacak yatırımlar yapın.
  2. Depo kapasitesini DSİ standartlarına uygun hale getirin.
  3. Vana kapatmalarıyla suyun debisini düşürmekten vazgeçin.
  4. Ortak bir teknik komisyonla yapılacak ölçümlere katkı sağlayın.

“Çözüme Ortağız, İsrafa Değil”

Açıklamanın sonunda Karabük Belediyesi, bölgesel dayanışmaya açık olunduğunu ancak altyapıdaki sorumlulukların paylaşılmadığı bir ortamda kaynak paylaşımının da adil olmayacağını belirtti. “%60 su kaybeden bir şebekenin, ilave su talebi Karabük halkının hakkına zarar verir” denilen açıklamada, kamuoyunu yanıltan açıklamaların sorunun esasını gizleyemeyeceği ifade edildi.

Karabük Belediyesi açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Önce altyapınızı rehabilite edin, sonra talepte bulunun. Safranbolu Belediyesi, basın açıklamalarıyla değil yatırımla çözüm üretebilir. Karabük Belediyesi olarak su kaynaklarını bilim, hukuk ve adalet çerçevesinde yönetmeye ve tüm vatandaşlarımızın hakkını korumaya devam edeceğiz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
lgs sinavina girecek ogrencilere uzmanlardan uyarilar uaivwrcV
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0 0

LGS Sınavı’na girecek öğrencilere uzmanlardan uyarılar

Yarın gerçekleştirilecek olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesi öğrencilerde sınav kaygısı artarken, uzmanlar öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu.

Özel İmperial Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Seden Ekici, sınav dönemlerinin öğrenciler için sadece akademik süreç değil; aynı zamanda yoğun duyguların yaşandığı bir dönem olduğuna dikkat çekti. Ekici “Bu süreçte en sık karşılaştığımız durumlardan biri sınav kaygısıdır. Kaygı çoğu zaman olumsuz bir durum gibi görülse de aslında belirli düzeyde hissedilen kaygı, kişiyi motive eden doğal bir duygudur. Sorun, kaygının öğrencinin günlük yaşamını ve performansını olumsuz etkileyecek seviyeye ulaşmasıyla ortaya çıkar. Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerimizde dikkat dağınıklığı, odaklanmada güçlüğü, unutkanlık ,uyku problemleri ,mide bulantısı çarpıntı ve başarısızlık korkusu sıkça görülebilir. Özelikle ‘Ya yapamazsam ? ‘, ‘Herkes bende yüksek başarı bekliyor’ gibi düşünceler öğrencilerin üzerindeki baskıyı artırır. Bu noktada ailelerin yaklaşımı büyük önem taşır. Çocukların yalnızca sonuç odaklı değerlendirilmesi , kıyaslanması yada başarı baskısı altında tutulması kaygıyı artırabilmektedir. Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey; anlaşılmak, desteklenmek ve koşulsuz kabul görmektir. Ailelerin ’Elinden geleni yapman yeterli’ mesajını verebilmesi öğrencinin psikolojik dayanıklılığını güçlendirir” dedi.

“Sınavın başarıyı tam anlamıyla ölçmediğini unutmamalıdırlar” diyen Seden Ekici “Aynı zamanda nefes egzersizleri ,gevşeme çalışmaları olumlu iç konuşmalar kaygının yönetilmesine yardımcı olur. Öğrencilerin hazırlık süreçlerinde kendi rutinlerinden sapmaması büyük önem taşır. Alıştıkları çalışma saatlerini, dinlenme düzenlerini ve günlük aktivitelerini korumak, zihinsel dengeyi sürdürebilmeleri açısından kritik rol oynar. Bu rutinlerden ödün vermek, kaygıyı artırıp motivasyonu düşürebilir. Sınav kaygısı öğrencinin, günlük yaşamını, ders başarısını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyecek düzeye ulaşıyorsa bir uzmandan psikolojik destek alması büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki sınavlar hayatın yalnızca bir parçasıdır. Çocukların ruh sağlığını koruyarak ilerlemesi, en az akademik başarı kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin