Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Ekim, 2021 12:44 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Belediyesinden Modern Hayvan Barınağı

Karabük Belediyesi ihtiyaçlara cevap vermeyen mevcut hayvan barınağı yerine, Türkiye’nin en modern ve en ileri teknolojiye sahip, Batı Karadeniz’in en büyük hayvan barınağını ve bakımevini hizmete alıyor.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili; “Türkiye’nin en modern tesislerinden birini inşa ettik. Barınağımızda hem sokak hayvanlarının beslenmelerini ve bakımlarını yapacak, hem de röntgen cihazından ultrasona kadar en ileri teknolojinin tüm cihazlarının bulunduğu kliniğimizde sokak hayvanlarına ve imkânları kısıtlı olan vatandaşlarımızın hayvanlarına hizmet vereceğiz. Tesisimiz hayvan haklarının en ileri seviyede olduğu ülkelerdeki emsallerinden farklı değildedi.

Karabük-Yenice Yolu üzerinde yapımı tamamlanan ve Perşembe günü açılacak olan barınak ve bakımevi yaklaşık 3000 metrekare alan üzerine kurulu.

Tesiste; 300 metrekare kapalı alttan ısıtmalı barınma alanı ve 200 metrekare gezinme alanı olan 150 hayvan kapasiteli köpek barınağı,

40 metrekare kaloriferli ve kapalı barınma alanı, 20 metrekare gezinme alanı olan 42 kapasiteli kedi barınağı, 12 adet anneli yavru kedi kafesi, 30 adet kedi kafesi, 2 adet ameliyathane, 1 adet muayenehane, A adet sterilizasyon odası, 1 adet ilaç odası,

Ayrıca hastalık teşhisinde kullanılmak üzere; CR Röntgen Cihazı ve sarf malzemeleri, Ultrason Cihazı, Kan Sayım Cihazı ve İdrar Analiz Cihazı yer alıyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin