Reklam
Reklam
program
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
12 Mart, 2025 12:45 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Halkı İftar Sofrasında Buluşacak

Karabük Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini ve toplumsal dayanışma ruhunu en güçlü şekilde yaşatmak amacıyla anlamlı bir organizasyona imza atıyor. Belediye, 15 Mart 2025 Cumartesi günü, şehrin iki önemli noktasında geniş katılımlı iftar programları düzenleyecek.

Karabük Belediyesi, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yaşatmak amacıyla şehrin iki farklı noktasında iftar programı düzenliyor. 15 Mart 2025 Cumartesi günü gerçekleşecek organizasyonla, vatandaşlar aynı sofrada bir araya gelerek oruçlarını açacak.

İFTAR SOFRALARI İKİ NOKTADA KURULACAK

Karabük Belediyesi’nin organize ettiği iftar programı, şehrin merkezi noktalarından Kemal Güneş Caddesi (Hürriyet) ve Fevzi Fırat Caddesi (İstasyon) üzerinde gerçekleştirilecek. Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde hazırlanan iftar sofraları, vatandaşları bir araya getirerek dayanışma ve kardeşlik duygularını pekiştirecek.

 “RAMAZAN’IN BEREKETİNİ HEP BİRLİKTE PAYLAŞACAĞIZ”

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Ramazan’ın paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ayı olduğunu vurgulayarak, tüm vatandaşları iftar sofralarında buluşmaya davet etti. Başkan Çetinkaya açıklamasında şunları söyledi: “Ramazan ayı, manevi değerlerimizi en güçlü şekilde hissettiğimiz, paylaşmanın ve yardımlaşmanın öneminin arttığı mübarek bir dönemdir. Karabük Belediyesi olarak, hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşmak, gönüllerimizi birleştirmek ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte yaşamak için bu iftar programlarını düzenliyoruz. Şehrimizin farklı noktalarında kuracağımız sofralar, sadece bir buluşma değil, kardeşliğimizi pekiştiren, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren önemli bir vesile olacak. Karabük’ün her köşesinde Ramazan ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel sofralarımıza bekliyor, Ramazan ayının Karabük’e, ülkemize ve tüm İslam alemine huzur, sağlık ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin