Reklam
Reklam
1233
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
24 Mart, 2025 15:44 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Belediyesi Yeni Kreşin Temelini Attı

Karabük Belediyesi, okul öncesi eğitime katkı sağlayacak önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Ergenekon Mahallesi Neşe Sokak’ta inşa edilecek olan 100 öğrenci kapasiteli Melike Yeşilyurt Kreşi’nin temeli bugün atıldı. Kreş, hayırsever iş insanı Osman Yeşilyurt’un katkılarıyla Karabük’e kazandırılıyor.

Toplam 590 metrekare kapalı alana sahip olacak Melike Yeşilyurt Kreşi’nde 5 sınıf, 136 metrekarelik iç avlu oyun alanı, yemekhane, mutfak ve etkinlik salonu yer alacak. Proje, modern yapısıyla okul öncesi eğitimde kentteki önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyor.

Temel atma çalışmalarını yerinde inceleyen Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, projeye ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için şehrimize yakışır, modern ve nitelikli bir eğitim yuvası inşa ediyoruz. Melike Yeşilyurt Kreşi, çocuklarımızın gelişimini destekleyecek sıcak bir ortam sunacak. Göreve geldiğimiz günden bu yana eğitimi öncelikli alanlarımızdan biri olarak görüyoruz. Çünkü eğitimli nesiller, güçlü bir Karabük’ün temelini oluşturur. Bu şehirde doğan her çocuğun, nitelikli ve eşit koşullarda eğitim alabilmesi en büyük arzumuzdur. Sadece bugünü değil, Karabük’ün yarınlarını da inşa etme hedefiyle çalışıyoruz.

Bu anlamlı projeye katkı sunan, şehrimizin kıymetli hayırseveri Osman Yeşilyurt’a gönülden teşekkür ediyorum. Bu tür iş birlikleri, toplumsal dayanışmanın ve ortak değer üretmenin en güzel örnekleridir. Kreşimiz şimdiden Karabük’e hayırlı olsun.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin