Kastamonu-Çankırı sınırında bulunan 15 Temmuz İstiklal Tüneli’nde, kar yağışı sebebiyle trafik kilitlendi. Kara hazırlıksız yakalanan vatandaşlar yolda mahsur kalırken, Karayolları Genel Müdürlüğü Kastamonu-Ankara Karayolu’nun Kastamonu Havalimanı-Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli’nin geçici olarak trafiğe kapatıldığını duyurdu.
Kastamonu’da akşam saatleri itibari ile etkili olan kar yağışı hayatını olumsuz etkiliyor. Kastamonu-Çankırı-Ankara Karayolu üzerindeki 15 Temmuz İstiklal Tüneli, yoğun kar yağışı ve buzlanma sebebiyle ulaşıma kapandı. Ankara istikametinde seyir halinde olan araçlar, Ilgaz Dağı geçidinde mahsur kaldı. Uzun araç kuyruğunun oluştuğu karayolunda sürücüler kontak kapattı. Karayolları ekipleri ulaşımın yeniden sağlanabilmesi için aralıksız çalışmalarını sürdürüyor. Yolda kalan bazı sürücüler de araçlarına zincir takarak ilerlemeye çalıştı. Ilgaz Dağı geçidinde hava sıcaklığı da sıfırın altında 3 dereceye kadar düştü.
Ankara’ya gitmek isterken yolda kaldığını söyleyen sürücü Ahmet Bozkurt, “Kar yağışından dolayı Ilgaz Dağında yolda kaldık. Aracımız boş, o yüzden çıkamadık. Karayollarının da pek bir çakılmasını göremedik, yolu açmıyorlar. Ben, 1 buçuk saattir bekliyorum” dedi.
Kastamonu’dan Çankırı’ya gittiğini söyleyen Fevzi Uzun ise, “Yol kapalı olduğundan dolayı Ilgaz Dağı’nda kaldım. Çok fazla kar var. Şu anda da çok kar yağıyor. Yaklaşık ben 3 saattir burada yardım gelmesini bekliyorum” şeklinde konuştu.
Öte yandan, Kastamonu Havaalanı -Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli arasının trafiğe kapatıldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, “Karayolları Genel Müdürlüğü’nden Devrekani Ayrımı-Kastamonu-Ilgaz Yolu’nun 43-72 kilometreleri arası (Kastamonu Havaalanı -Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli arası) ağır taşıt trafiğine geçici olarak kapatılmıştır” ifadelerine yer verildi.


Kar yağışı Ilgaz Dağı’nda trafiği kilitledi, araçlar yolda mahsur kaldı
Sinsi ilerleyen hastalığa ’Sessiz Katil’ uyarısı
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktoru Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nde hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu.
Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, günümüzde çok sık görülen ancak bir o kadar da sık atlanan bu önemli hastalık hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Hipertansiyonun toplumda yaygınlığına dikkat çeken Aladağ, günümüzde her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirtti.
Aladağ, hastalığın semptom vermeden ilerleyebildiğini söyleyerek “Günümüzde çok sık görülmekte. Her üç erişkinden biri hipertansiyon hastası ve bunların yarısı da tansiyon hastalığının farkında değil ne yazık ki. Çünkü hipertansiyon hastalığının en önemli özelliği hastalığın sinsi, gizli olması ve hiçbir semptom vermeden ilerleyebilmesidir. Bu nedenle hastaların çoğu ‘Ben kendimi iyi hissediyorum ama herhangi bir sıkıntım yok’ derken aslında tansiyon hastası olarak dolaşmaktadırlar. Ya verilen tedavileri tam uygulamamakta ya da önerilen yaşam tarzı değişikliklerini uygulamamaktadırlar” dedi.
“Telafisi zor durumlara sebep olabiliyor”
Göz ardı edilen tedavilerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin gelecekte ağır bedeller ödeteceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Aladağ, bu durumun ilerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabildiğini kaydetti.
Hipertansiyonun kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin ve böbrek gibi çok önemli organları doğrudan etkilediğini hatırlatan Aladağ sözlerini şöyle sürdürdü: “İlerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabilmekte. Çünkü biliyoruz ki hipertansiyon kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin, böbrek gibi çok önemli organları etkilemekte. Kalp krizi, kalp yetersizliği, aritmiler, felç, inme, beyin kanaması, böbrek yetersizliği gibi telafisi çok zor durumlara sebep olmakta. Bu nedenle de dünyada sessiz katil olarak tanımlanmaktadır.”
Basit yaşam tarzı değişiklikleri ile korunmak mümkün
Erken tanı ve tedavi ile hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu belirten Aladağ, mevcut hastaların tansiyonunu kontrol altında tutmasının, hasta olmayanların ise hastalıktan kaçınmasının basit yaşam tarzı değişiklikleriyle sağlanabileceğini ifade etti.
Bu önlemlerden kısaca bahseden Aladağ, öncelikle toplum olarak aşırı tuz tüketildiğine vurgu yaparak, aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesinin çok önemli olduğunu bildirdi.
Aladağ sözlerini şöyle tamamladı:
“Erken tanı ve tedaviyle kontrol altına alınması mümkündür. Hipertansiyon hastasıysanız hipertansiyonu kontrol altına almak veya hipertansiyon hastası değilseniz de bunlardan kaçınmak mümkün basit yaşam tarzı değişiklikleriyle. Bunlardan kısaca bahsetmek istiyorum. Bir kere toplum olarak aşırı tuz tüketiyoruz. Aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesi çok önemli. Bununla birlikte düzenli egzersiz yapmak, düzenli spor yapmak, obeziteden kaçınmak, özellikle en azından mevcut kilomuzu korumak veya kilo almamaya özen göstermek çok önemli. Yine stresten kaçınmak, düzenli uyumak, düzenli bir şekilde uyumak veya uyku hijyenine dikkat etmek de çok kritik tansiyonu kontrol altına almak için. Bugün 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Farkındalık Günü vesilesiyle herkes bence bir kere kan basıncını ölçebilir. Çünkü biliyoruz ki erken tanı ve tedavi hayat kurtarıyor.”

