Kanola çiçek açtı, tarlalar sarıya boyandı - Karabük Haber Postası
kanola cicek acti tarlalar sariya boyandi T3ceL2MM jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mayıs, 2024 20:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Kanola çiçek açtı, tarlalar sarıya boyandı

Samsun’da çiçek açan kanola bitkisi, tarlaları sarıya boyadı. Görenleri hayran bırakan kanola tarlaları, kartpostallık görüntüler oluşturdu.

Türkiye’nin bitkisel yağ ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynayan yağlık tohumlardan biri olan kanola bitkisinin üretim alanları artırılıyor. 2023 yılında 3 bin dekar alanda ekilen, 2024 yılında 3 bin 500 dekar alanda ekilmesi planlanan kanola, baharla birlikte çiçek açtı. Tarlaları sarıya boyayan kanola, doyumsuz manzaralar oluşturdu.

Samsun’un Havza ilçesinde bulunan kanola bahçeleri, yoldan geçen herkesin dikkatini çekiyor. Buradan geçenler durup cep telefonları ile hatıra fotoğrafı çektiriyor.

Samsun’da kanola üretimi artıyor

Kanola üretimi hakkında bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “Samsun’da 2022 ve 2023 yıllarında yaklaşık 3 bin dekar alanda 2 bin tona yakın üretim yaptık. 2024 yılında 3 bin 500 dekar alanda üretim yapmayı planlıyoruz. Kanola sadece yağlık tohum bitkisi olarak düşünülmemektir. Kanola, yağın dışında mum, gazete mürekkebi ve ruj gibi sanayinin değişik kollarında da kullanılmaktadır” dedi.

“Baharın İlk Arı Çiçekleri”

Samsun’da “Baharın İlk Arı Çiçekleri” adı altında bir proje uyguladıklarını anlatan Sağlam, “Bu proje kapsamında yaklaşık 3 bin dekar alanda Tarım ve Orman Bakanlığımız Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğümüzce üretim yaptık. Bu yıl da 3 bin 500 dekar alanda üretim yapacağız. Yağlı tohum bitkilerimizde gerek fark ödemesi desteği gerek mazot gübre desteği daha fazla olmaktadır” diye konuştu.

Çiftçilere yönelik desteklerden bahseden İbrahim Sağlam, “2023 üretiminden dolayı çiftçilerimize mazotta dekara 121 TL, gübrede de 21 TL olmak üzere bir desteğimiz oldu. Fark ödemesi desteği kapsamında kilogram başında yaklaşık 100 kuruş desteğimiz oldu. Sertifikalı tohum kullanım desteği olarak dekar başına 40 TL destek verildi. Samsun’da ve Türkiye’de özellikle pamuk gibi yağlık ayçiçeği gibi diğer yer fıstığı, soya gibi yağlı tohumları içerisinde 3’üncü sırada yer almaktadır. 1960 yıllarında Balkanlardan göç eden insanlar buraya getirmiş ve başlamış. Dolayısıyla kanolanın hem yazlık hem de kışlık olarak ekimi yapılmaktadır. Kışlık olarak ekildiğinde hububat alanlarına çok iyi bir münavebe olarak karşımıza çıkmaktadır” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
40 yasinda cirak oldu giresunun bicak mirasini yasatiyor aLNHI1yZ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

40 yaşında çırak oldu, Giresun’un bıçak mirasını yaşatıyor

Giresun’un Sokakbaşı Mahallesi’nde yöresel bıçak üretimi yapan Haluk Kemal Yücesan, 40 yaşından sonra çırak olarak adım attığı meslekte, kentin yüzlerce yıllık bıçakçılık kültürünü yaşatan son ustalar arasında yer alıyor.

1999 yılında yaşanan Marmara Depremi’nin ardından İstanbul’dan ayrılarak memleketi Giresun’a dönen Haluk Kemal Yücesan (66), tesadüfen başladığı bıçakçılık mesleğinde 26 yılı geride bıraktı. Ustası, “Çavuş Ömer” lakaplı Ömer Saraçoğlu’nun yanında çırak olarak mesleğe adım atan Yücesan, bu sanatın köklerinin daha da eskilere dayandığını söyledi. Ustasının babası Temel Saraçoğlu’nun bıçakçılığı Rum kökenli Anton Usta’dan öğrendiğini belirten Yücesan, böylece mesleğin kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek olduğuna dikkat çekti.

1999 Marmara Depremi’nin ardından yaşadığı psikolojik etkiler nedeniyle İstanbul’u terk etme kararı aldığını anlatan Yücesan, “Giresun’a geldikten sonra ustamın dükkanının önünden geçerken sohbet ettik. Dükkanı kapatacağını söyledi. ‘Bu Çin malı bıçaklarla uğraşamıyorum, öğrenecek kimse de yok’ deyince ben de ’Bana öğret’ dedim. Ertesi gün sabah 6’da dükkana gittim, o gün bu gündür devam ediyorum” dedi.

“Giresun saldırması, Yılan dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var”

Giresun’un bıçak kültürünün Türkiye’de ve dünyada ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yücesan, çocukluk yıllarından itibaren bıçaklarla iç içe büyüdüklerini ifade ederek, “Giresun’da hemen herkesin cebinde ya da belinde bir bıçak olurdu. Biz oyuncaklarımızı bile kendimiz yapardık, bunun için bıçak kullanırdık. Bu kültürün içinde büyüdük. Kentte üretilen bıçaklar yalnızca birer kesici alet değil, her biri ayrı bir isim ve hikaye taşır. Dünyanın birçok yerinde bıçak yapılır ama isimlendirilmiş, hikayesi olan bu kadar zengin bir kültür zor bulunur. Giresun Saldırması, Yılan Dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var” dedi.

Bıçakların kullanım amacına göre şekillendiğini anlatan Yücesan, “Örneğin ‘Kanun bıçağı’ sivri uçlu bıçakların yasaklandığı dönemde ucu yuvarlatılarak yapılmış. ‘Giresun Saldırması’ ise koltuk altından rahat çekilebilmesi için özel kavisli bir yapıya sahip. ‘Yılan Dili’ bıçağı ise hem sepet yapımında hem de savunma amaçlı kullanılmış. Her birinin ayrı bir geçmişi var” ifadelerini kullandı.

“26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım”

Mesleğe 40 yaşından sonra başlamasına rağmen büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Yücesan, “26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım. Bu iş sabır ve emek ister. Yeni nesil biraz daha hızlı sonuç almak istiyor ama bu meslek göz nuru ister. Ben 40 yaşımdan sonra çırak oldum, bu mesleği öğrendim ve 2010 yılında ’Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ olarak onayı verildi. Hepsinde emek ve sabır var. Tabi yaptığın işi sevmek de var. Bugüne kadar birkaç çırak yetiştirdim, ancak gençler ekonomik nedenlerle mesleği sürdürmekte zorlandığı için başka şehirlere çalışmaya gitti. Oğlum da bu işi öğrendi, yıllarca birlikte çalıştık ama geçim sıkıntısı nedeniyle başka şehre gitti. Bu kültürün devam etmesini istiyorum. Çünkü biz burada sadece demiri dövmüyoruz, Giresun’un kimliğini yaşatıyoruz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin