Karabük Postası tarafından
04 Temmuz, 2015 14:43 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 4dk
Yorum: 0

Kamu-Sen’den Doğu Türkistan Açıklaması

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilciliği, esaret altındaki Doğu Türkistan'da komünist Çin Devleti'nin Uygur Türklerine yaptığı zulme sessiz kalmayarak, yaşananları protesto etti. Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Tarım Orman-Sen Şube Başkanı İsa Çelen, İl Temsilciğinde yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: Değerlerini yitirmemiş, vicdanı körelmemiş, insanlığını korumayı başarmış kamu görevlisi arkadaşlarım, Gözümüze uzak, gönlümüze yakın Doğu Türkistan’dan yükselen çığlıkla yüreklerimiz yanmaktadır. Ramazan ayında, Doğu Türkistan’da bir millet kan ağlarken; bütün dünya yine kör, sağır, dilsiz; bu hayasız, bu alçakça zulmü seyretmektedir. Ne yazık ki, milletimizin büyük çoğunluğunun yaşanan insanlık dramından haberi dahi yoktur. Çin Devleti, yıllardır işgal ettiği Doğu Türkistan’da sistematik katliamlar gerçekleştirmektedir. Türkistan kan gölü haline gelmişken Hükümet, yaşanan dramı görmezden gelmekte, sözde insan hakları savunucuları susmakla yetinmektedir. Doğu Türkistan’da evlerinden, yurtlarından edilmiş yüz binlere, katledilen canlara kimsenin gözlerini kapatma hakkı yoktur. Mesele Müslüman olmaksa Uygur Türkleri de Müslüman’dır. Mesele insan olmaksa Türkler de insandır. Bir dönem sözde dünya liderliğine soyunup, sözüm ona diktatörleri hizaya getirme peşinde koşanlar, milletin değerlerini oya tahvil etmek için “Yeni Osmanlıcı” kesilenler, dantelli kefenlerle yola çıkanlar neredesiniz? Haydi çıkın ortaya; bir ses verin Allah aşkına! Kayıp vatanın çilekeş evlatları, kardeşlerimiz! Saltuk Buğra Han, Dilşad Sultan, Osman Batur, Kaşgarlı Mahmud, Yusuf Has Hacib, Ahmet Yüknek, Yusuf Alptekin hepinizden özür dileriz. Ata yurdumuza sahip çıkamadık. Emanetiniz vardı bizlere; Canınız, malınız, namusunuz! 150 yıldır Türkistan’ın çığlığı duyulmadı Batı’da. Nedense işine gelen her olayda ayağa kalkan Batı, konu Müslüman ve Türk olunca kör, sağır, dilsiz oluveriyor. Bugün Türkistan kan ağlıyor. Katil Çin’in namahrem eli Türk’ün ırzı üzerinde geziyor. Katil Çin’in namahrem eli ezanların sesini kesiyor. Bugün Türkistan kan gölü ve Batı Türk’ün kanı eşliğinde ayaklar altına alıyor insanlığı: susarak kusuyor içindeki kini! Kardeşlerimiz, gözyaşlarınızı silmeye ellerimiz uzanamıyorsa da bugün milyonlarca yürek, acını hafifletmek için atıyor Türkiye’nin dört bir yanında. Türkistan; çilekeş insanların güzel yurdu, Kürşad’ını bekliyor. Utanma Türkistanlı bacım! Size bu topraklarda toplantı yapacak yer vermeyenler utansın! Türkistan bayrağını salonlara sokmayanlar utansın! Vahşete sesini çıkaramayanlar utansın! Stratejik derinlik diyerek Türk milletini dipsiz kuyulara mahkûm edenler utansın! Ey yetkililer, ey sözde insan hakları savunucuları! Binlerce yıllık kadim Türk yurdunda, en temel insani değer olan inana saygı ayaklar altına alınıyor. Soydaşlarımızın ibadet etmeleri engelleniyor. Doğu Türkistan’da çocukların boynu bükük, minareler ezansız, camiler cemaatsiz kalmış durumda… Ey insanlık! Taş mı kesildiniz, neredesiniz? Kürsülerde aslan kesilen sözde dünya lideri, gerçekler karşısında süt dökmüş kedi mi oldun? Bir Türk olarak, sınırlarımız dışında kalan Doğu Türkistan’da yaşanan soykırım, Musul’da, Telafer’de, Suriye’de Türklerin yaşadığı bölgelerde yaşanan etnik temizlik ve dünyanın dört bir yanında soydaşlarımızın yaşadığı zulüm, yüreklerimizi yakıyor. Dünyanın her yerinde Türk’e karşı girişilen bu saldırılar, tarihten Türk isminin silinmesi için çabalayan şer odaklarının bir planıdır. Beşikteki bebeklerin çığlığı, yüreklerimizi yakıyor. Binlerce yıldır Türkmen kardeşlerimizin yaşadığı bu topraklardan sürülmesi, ırzlarının ayaklar altına alınması, katledilmesi yüreklerimizi yakıyor. Türkmen kardeşlerimizin dünyanın uzak köşesinde yapayalnız bırakılması yüreklerimizi yakıyor. Türkmenler üzerinde uygulanan bu katliama ne Hükümetin ne de dünya devletlerinin seyirci kalması asla kabul edilemez. Dicle kenarında bir koyun kaybolsa hesabının kendilerinden sorulacağını ifade edenler acaba Doğu Türkistan’dakileri ne olarak görmektedirler? Bu nedenle Türk hükümeti bir an önce bu vahşete “Dur” demek zorundadır. Doğu Türkistan’daki zulüm sona ermeden, gümrük kapılarından tek bir Çin malının Türkiye’ye giremeyeceğini ilan etmek zorundadır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, bu vatanın gönlümüzdeki sınırları, Türk’ün yaşadığı en uzak yerden başlar. Dünyanın neresinde bir Türk’ün burnu kanasa, bizim yüreğimize kan damlar. Hiç kimsenin bu milletin içini yakmaya, soydaşlarımızı yalnız ve çaresiz bırakmaya ve katil bir devletin insafına terk etmeye hakkı yoktur. Türk devleti, büyük olacaksa sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizle büyüyecektir. Türkiye, dünyanın neresinde olursa olsun, bütün soydaşlarımıza sahip çıkmak zorundadır. Tarih, bu sorumluluğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin omuzlarına yüklemiştir. Bu nedenle bu devletin politikası değerli yalnızlığı kaldırmaz; milliyetçi bir bakış, onurlu bir duruş, ilkeli bir yaklaşım ister. Bölgede yaşananlara, başta Türk Hükümeti olmak üzere tüm dünya devletleri kısa zamanda müdahale etmeli ve Doğu Türkistan’da yaşanan bu insanlık dramına bir son verilmelidir. Türkiye Kamu-Sen olarak Mısır’da iç çatışmada ölen bir çocuk için aylarca eylem yapıp, mitinglerde gözyaşı dökerken; Filistin için ayaklanıp, sokaklara dökülürken; Türkmenlerin, Uygur Türklerinin katliamına sessiz kalanları şu mübarek günlerde vicdanları ile baş başa bırakıyoruz. Unutulmasın ki, Doğu Türkistan’daki Türkler de Kobani’dekiler kadar insan, Filistin’dekiler kadar Müslüman’dır. Unutulmasın ki her çocuk; hepimizin öz çocuğu kadar masum, hepimizin öz çocuğu kadar sevgiye, merhamete ve korunmaya muhtaçtır. Unutulmasın ki, nerede olursa olsun; Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. İnsanlık katledilmeden, yaşanan trajedi daha da büyümeden Türk Hükümeti’ni, İslâm alemini ve Birleşmiş Milletler Örgütünü, bu vahşeti durdurmak üzere yetkili organlarını harekete geçirmeye ve etkili tedbirler almaya davet ediyoruz. Aksi halde bu katliama sessiz kalan her kurum, örgüt ve ülke, işlenen bu insanlık suçuna ortak olacaktır. Ata yurdumuzda, bizden olan ve yüz yıllardır işgallere direnen, soykırımlara dayanan, İslam’ın, Türklüğün sancağını güneşin doğduğu en uzak noktada dalgalandıran Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi ilgisizliğin girdaplarında, cellatlara teslim eden anlayışı şiddetle protesto ediyoruz. Türk milleti uyan, kardeşin katlediliyor! Bu katliama seyirci mi kalacağız; elimize kardeş kanı mı bulaştıracağız? Yerin dibine geçsin katil Çin Devleti! Kırılsın Türk’e saldıran eller! Yok olsun Türklüğe kefen biçen hainler! “Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan. Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan!” Diyor, katılımızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 16:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Orta Karadeniz’den 2,3 milyar dolarlık ihracat

Samsun merkezli Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü 2025 yılı işlem hacmi ve istatistiklerine göre, bölgeden yapılan ihracat toplam 2 milyar 300 milyon dolara ulaştı. Bu rakamın yaklaşık 1 milyar 973 milyon dolarlık kısmı ise Samsun Gümrük Müdürlüğü üzerinden gerçekleştirildi.
Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında açıklanan veriler, ihracat başta olmak üzere deniz, hava ve kara trafiğinde önemli bir hareketlilik yaşandığını gösterdi. Samsun, Ordu, Çorum, Kastamonu, Amasya, Tokat ve Sinop’u kapsayan bölgede toplam ihracat 2 milyar 300 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu rakamın yaklaşık 1 milyar 973 milyon dolarlık bölümünün Samsun Gümrük Müdürlüğü üzerinden yapılması, kentin Orta Karadeniz’in dış ticaret üssü konumunu pekiştirdi. Yıl boyunca 38 bin 474 ihracat beyannamesi düzenlenirken, 7 bin 121 ithalat beyannamesi ile bin 437 antrepo beyannamesi işlem gördü. Aynı dönemde 42 bin 553 konteynerin gümrük işlemleri tamamlandı.

Deniz taşımacılığı
Deniz taşımacılığında da Samsun öne çıktı. RO-RO, RO-PAX, yolcu gemileri ve diğer gemiler dahil olmak üzere bölgeye toplam 2 bin 504 gemi gelirken, bunların 2 bin 204’ünün Samsun limanlarına yanaştığı bildirildi. Deniz yoluyla gerçekleşen yolcu trafiğinde ise 22 yolcu gemisiyle yaklaşık 23 bin yolcu bölgeye giriş yaptı. Bu yolcuların 21 bin 912’si Samsun’a geldi.

Bin 83 uçak iniş yaptı
Hava yolunda da yoğun bir yıl yaşandı. Toplam bin 83 uçak iniş yaparken, 775 uçağın Samsun’a geldiği açıklandı. Hava yoluyla bölgeye gelen yolcu sayısı yaklaşık 138 bin olurken, bunun 101 bini Samsun üzerinden gerçekleşti. Gümrük işlemleri kapsamında hava yolunu kullanan toplam 273 bin 149 yolcunun giriş-çıkış işlemleri yapılırken, bu yolcuların 199 bin 410’unun işlemleri Samsun Gümrük Müdürlüğü tarafından yürütüldü.

14 milyar 273 milyon TL vergi geliri
Vergi gelirleri açısından bakıldığında da Samsun’un ağırlığı dikkat çekti. Bölge genelinde 2025 yılında elde edilen toplam vergi geliri 14 milyar 273 milyon TL olarak kaydedildi. Bu gelirin 13 milyar 500 milyon TL’si Samsun Gümrük Müdürlüğü kaynaklı oldu. Aynı süreçte 60 bin 446 aracın giriş-çıkış işlemleri tamamlanırken, 19 bin 884 transit beyannamesi ve bin 436 tır karnesi düzenlendi.

Kaçakçılıkla mücadele
Kaçakçılıkla mücadele çalışmaları da istatistiklere yansıdı. Yürütülen operasyonlar kapsamında yaklaşık 4 milyon 239 bin TL değerinde kaçak eşyaya el konuldu. Tasfiye süreçlerinde ise 762 adet e-ihaleden yapılan satışlardan yaklaşık 148 milyon TL hasılat elde edildi. Bölge genelinde 21 antrepo, 3 geçici depolama yeri ve 5 yetkilendirilmiş yükümlü ile gümrük hizmetlerinin etkin şekilde sürdürüldüğü vurgulandı.

Toplantıya ayrıca; Orta Karadeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Ayhan Coşkuner, Samsun Gümrük Müdürü Orhan Güngör, Samsun Serbest Bölge Müdürü Ferhat Dalğın, Samsun Deniz Ticaret Odası Başkanı İskender Yağız, paydaş liman işletme müdürleri, gümrük müşavirleri, acente müdürleri ve firma müdürleri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin