Kamu-Sen heyeti Kaymakam Kurtoğlu’nu ziyaret etti - Karabük Haber Postası
Nurettin Acar Avatarı
Nurettin Acar tarafından
04 Nisan, 2022 09:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Kamu-Sen heyeti Kaymakam Kurtoğlu’nu ziyaret etti

Karabük Kamu-Sen İl Başkanı Sadık Doğdu beraberinde sendika başkanları ile birlikte Çankırı’nın Atkaracalar ilçesinde geçen yıl Eylül ayında Kaymakam olarak göreve başlayan Kübra Kurtoğlu’na hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Aa4ynı zamanda Türk Eğitim-Sen Karabük Şube Başkanı Ahmet Turgut Kurtoğlu’nun kızı olan Kaymakam Kübra Kurtoğlu Karabük heyetinin ziyaretinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kamu-Sen İl Başkanı Doğdu, Atkaracalar temasları kapsamında İlçe Belediye Başkanı Harun Oflaz’a da nezaket ziyaretinde bulunduklarını söyleyerek, her iki ziyaretten de memnun ayrıldıklarını belirtti. Başkan Doğdu, Atkaracalar Kaymakamı Kurtoğlu’na günün anısına Kamu-Sen nostaljik radyosu hediye e

ttiklerini ifade ederek, sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulundu; “Atkaracalar Kaymakamlığına atanan, Türk Eğitim Sen Karabük Şube Başkanımız Ahmet Turgut Kurtoğlu’nun kızı Kaymakam Kübra KURTOĞLU ve Atkaracalar Belediye Başkanı Harun Oflaz’ı, Karabük Türkiye Kamu-Sen heyeti olarak ziyaret ettik. Gösterdikleri misafirperverlikten dolayı Kaymakam hanıma ve Belediye Başkanımıza teşekkür ederim.”

 

a 1

a2kamu 2

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…