Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Ağustos, 2020 12:35 tarihinde yayınlandı
0

Kamu Personeline İl Dışına Çıkmak Yasaklandı

Kovid-19 salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, fiziki mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla İl Hıfzıssıhha Kurulunca kararlar alınmaya devam ediliyor.

Son alınan kararlarda kamu personellerinin idari izinde (yıllık izinler hariç) iken şehir dışına çıkmaları yasaklandı.

Çıkmaları gerektiği durumlarda ise kullandıkları izinlerin yıllık izinlerinden düşüleceği belirtilen kararlarda kurallara uymayanlar hakkında adli işlem uygulanacağı belirtildi.

İl Hıfzıssıhha Kurulunca zorunlu durumlar dahilinde il dışına çıkması gereken kamu personelleri için ise;

1- İlimiz kamu kurum ve kuruluşlarında aktif görevde bulunan ya da esnek mesai nedeniyle idari izinde olan tüm personellerin (yıllık izinde oldukları süre hariç) il dışına çıkmamalarına,

  • İl dışına çıkmalarının zorunlu olduğu durumlarda ise kurum amirlerinden yazılı onay almalarına,
  • Dönüşlerinde ise (yıllık iznini il dışında geçirenler dahil) en az 7 (yedi) günevde karantinada kalmalarına ve bu sürenin yıllık izinden sayılmasına,
  • Yazılı onay almadan il dışına çıkan personele ise Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gereğince cezai müeyyide uygulanmasına, ayrıca kurumları tarafından disiplin soruşturması açılmasına,
    İkamet adreslerine dönüşlerinde ise kişinin en az 7 (yedi) günevde karantinada kalmasına (bu sürenin yine kişinin yıllık izninden düşülmesine),
  • Hastalık bulgusu gösteren personelin derhal sağlık kuruluşlarına başvurmasına ve belirtisi bulunmayan personelin iş başı yapmasına,

2- İl dışına çıkan kurum amirlerinin il dışından dönüşlerinde 7 (yedi) gün evde karantinada kalıp kalmayacakları hususunda Vali ve Kaymakamların karar vermesine,

  • Kurumlarda çalışan ve yaptığı görevi bir başkasının üstlenmesinin zor olduğu kritik görevdeki personellerin il dışından dönüşlerinde 7 (yedi) gün karantinada kalıp kalmamalarına ise kurum amirlerinin karar vermesine,

3- Pandemi sürecinde hastalıkla mücadelede hizmette herhangi bir aksama olmaması için sağlık personelinin bu uygulamadan muaf tutulmasına,

4- Hastalık ya da hasta refakati nedeniyle günübirlik il dışına çıkmak zorunda kalan personelin (durumlarını belgelendirmek kaydıyla) ve kurumları tarafından günübirlik il dışına görevlendirme yapılan personel ile bu Hıfzıssıhha Kurul Kararının yayınlandığı tarihten önce il dışına çıkmış olan personelin ile geri dönüşlerinde bu uygulamadan muaf tutulmasına,

5- Uygulamadan muaf tutulan tüm personellerin işyerlerine döndüklerinde maske, sosyal mesafe ve temizlik kurallarına azami özen göstermelerine ve hastalık belirtisi hissettiklerinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaların karar verilmiştir.” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin