Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Kasım, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
0

Kampçılar ve çiftçilere uzmanından ’sonbaharda kene tehlikesi’ uyarısı

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Adem Keskin, sonbaharda hayvanlarını ahıra alan çiftçileri ve kamp yapan vatandaşları kene tehlikesine karşı uyardı.

Yaz mevsiminde büyük tehlike oluşturan kene riski sonbahar aylarında da artıyor. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin, kene kaynaklı hastalıklar konusunda dikkatli olmaları gerekiyor. Ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek hastalıkların bulaşmasına neden olan keneler, sonbaharla birlikte ahıra konulan hayvanların doğru ilaçlanmadığı takdirde diğer yılki kene popülasyonunda artmasına neden oluyor. Ayrıca uzmanlar, sonbaharda kamp ve piknik yapan vatandaşların da keneye karşı daha dikkatli olması gerektiğini söylüyor.

“Bu aylarda çiftçi, kamp yapanlar ve mezbaha çalışanları dikkat”

Kene kaynaklı hastalıklarda özellikle çiftçiler, kampçılar ve mezbaha çalışanlarının risk altında olduğunu belirten Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Adem Keskin, “Kene kaynaklı hastalıklara karşı belli başlı risk gruplarımız var. Özellikle bunlar sahada olan insanlar. Mesela çiftçiler, tarımla uğraşanlar, kamp ve piknik yapanlar, özellikle mezbaha çalışanları, yine özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanların yani yoğun hayvancılık faaliyetiyle ilgilenenler risk altındalar. Mücadele açısından da aslında kene kaynaklı hastalıklar ve kenelerle mücadele için bizim özellikle çiftçilerimize çok büyük iş düşüyor. Sahada çok yoğun miktarda gördüğümüz kenenin ana hedefi ana konakları bizim çiftlik hayvanlarımızdır. Sonbahar aylarındayız. Çiftçiler özellikle hayvanlarını sonbahar aylarında ahırlarına alıyorlar. Hayvanları ahırlarını almadan önce hayvanlarını çok güçlü ve dikkatli bir şekilde ilaçlamaları gerekiyor. Önümüzdeki dönem sahada yine o koyunların, ineklerin ve Çiftlik hayvanlarının üzerinde bulunan keneler yumurtlayacaklar. Sahaya dökülecek ve sahaya çıkmış olacaklar. Bunlar hayvanlar üzerinden gelecekler. Ya da ahırlarımız üzerinden gelecekler. Bu noktada çiftçilerimize çok büyük iş düşüyor. Hayvanlarını dikkatli bir şekilde Tarım ve Orman Bakanlığının uyguladığı ya da takip edilmesini istediği prosedüre uygun bir şekilde ilaçlamaları gerekiyor. Kene popülasyonu azaltmak için bu çok önemli” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin