Karabük Postası tarafından
20 Temmuz, 2016 15:04 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Kalp Sağlığına Dikkat!..

Karabük Özel Medikar Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı  Dr. Murat Erdem su ve tuz kaybının arttığı sıcak günlerde sağlık için gerekli tedbirlerin alınmaması, kalp hastalığı riskini beraberinde getirdiğini söyledi. Özel Medikar Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Murat Erdem,  bütün yılın yorgunluğunu atmak için yapılan tatil planları sırasında yaşanan stres bile kalbi yorabilirken, bu süreçte beslenme düzeninden egzersiz planlamasına kadar pek çok önemli noktaya dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek  “Yaz aylarında sıvı kaybı kalp sağlığı bakımından ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Temiz olmayan sular ya da iyi yıkanmayan sebze ve meyvelerin tüketilmesi, enfeksiyon hastalıklarına yol açabilmektedir. Yaz aylarında sık görülen ishal, vücuttaki sıvı-tuz dengesinin bozulmasına yol açarak, ciddi tansiyon düşüklüklerine neden olabilmektedir.Yaz tatili mümkün olduğunca keyif almak, bütün bir yılın yorgunluğu ve stresinden kurtulmak için sabırsızlıkla beklenen bir dönemdir. Her şeyin mükemmel ve tatilin eksiksiz olması için yapılan tatil planlaması, bazen stres kaynağı olabilmektedir. Aşırı stresin kalbi yoran etkenlerin başında geldiği bilinmektedir. Bununla birlikte tatile gidilen dönemde, beslenme ve uyku düzeni gibi hayat tarzını yakından ilgilendiren alışkanlıklar değişmektedir. Uyku düzensizliği ve beslenme alışkanlığındaki ani değişimler, vücudun genel dengesini bozarak tansiyon düzensizliğine neden olabilmektedir. Şeker bakımından zengin yaz meyvelerinin fazlaca tüketilmesi kan şekeri düzeylerinde düzensizlik yaratabilmektedir. TATİL İÇİN NEMSİZ BÖLGELERİ SEÇİN Kalp hastası olanlar ya da risk altında bulunanlar, tatil bölgesini seçerken dikkatli olunmasını gerektiğini belirterek” Çok sıcak ve aşırı nemli olmayan bölgeleri seçmelidir. Deniz kenarında tatil yapmak isteyen kalp hastaları ise nem oranının düşük olduğu, sıcaklarla kalbi yormayan bölgeleri seçmeleri daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Bununla birlikte kalp yetersizliği ve kanda pıhtılaşma gibi rahatsızlıkları olan kişiler, uzun süreli oturmayı gerektiren yolculuklardan kaçınmalı ve mümkünse yolda sık mola vermelidir. SICAKTA ALKOLDEN UZAK DURUN Yazın yapılan aktiviteler nedeniyle alkol tüketiminde bir artış yaşanmaktadır. Duyuları keskinliğini azaltan alkol aynı zamanda tansiyon yüksekliğine de neden olarak kalbi zorlamaktadır. Alkol tüketimiyle susuzluk hissinin ortadan kalkması, vücutta aşırı su kaybına neden olabilmektedir. Tansiyonu tetikleyici bir unsur olan hava sıcaklıkları alkol tüketimiyle birleşince çok daha ciddi kalp sorunlarına neden olabilmektedir. YEMEKTEN 2 SAAT SONRA SPOR YAPIN Yaz aylarında formda kalmak için kontrolsüz veya bilinçsiz yapılan egzersizler, bazen tehlikeli sonuçlara yol açabilmektedir. Özellikle orta yaşı geçen, ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan, sigara kullanan ve risk faktörü yüksek olan kişilerin egzersizlerinde daha dikkatli olması gerekmektedir. Kan dolaşımı ve tansiyonu dengeleyen egzersizin yapılması özellikle tavsiye edilmekle birlikte; yaz aylarında daha kısa tutulmalı ve sabah 07.00-09.00 ya da akşam 18.00-20.00 saatleri arasında yapılmasına özen gösterilmelidir. Özellikle akşam yemeği yendikten hemen sonra spora başlamak uygun değildir. Yemekten en az 2 saat sonra egzersiz yapılması önerilmektedir. KIYIYA PARALEL YÜZÜN Kalp hastaları için yüzmek en faydalı sporlar arasındadır. Her sporda olduğu gibi yüzme konusunda da aşırıya kaçmaktan kaçınılmalı ve kıyıya paralel yüzülmelidir. Aşırı sıcaklarda suya atlayarak girmek, ısı farkının fazlalığından dolayı sorunlara neden olabilmektedir. Vücut ısısıyla su ısısı arasındaki fark çok olduğunda, otonom sinir sistemi, kan dolaşımını soğuk ortama göre ayarlayamaz ve bu nedenle ölümcül olabilecek ritim bozuklukları gelişebilir. İLAÇLARINIZI YAZA GÖRE AYARLAYIN Kalp hastalarının sıcaklıkların başlamasıyla özellikle de tatil öncesi check-up kontrolünden geçmesi önemlidir. Kalp ve tansiyon hapı kullanan hastaların kendilerine göre değil, doktor kontrolüyle ilaçlarını yaz aylarına göre ayarlaması hayati önem taşımaktadır. Tansiyon ilaçlarının idrar söktürücü özelliği olduğundan doktor tarafından yaza göre ayarlanması, vücuttaki su dengesinin bozulmaması bakımından gerekli bir uygulamadır. TERLETMEYEN KIYAFETLER SEÇİN Kalp hastalarının sağlıklı kalmak için yazın seçecekleri kıyafetlere de dikkat etmesi gerekmektedir. İnce, kolay hava alabilen, daha az terleten, açık renkli tercihen pamuktan yapılmış kıyafetler seçilmelidir. Isı geçirgenliği olan ayakkabıların seçilmesi ve güneşe çıkılırken şapka kullanılması önemlidir.”
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
29 Ocak, 2026 16:39 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TARİHİ PROJEDE GÖZLER KARDEMİR’DE!

Türkiye ve Suriye, Osmanlı döneminin en sembolik projelerinden biri olan İstanbul’dan Medine’ye uzanan Hicaz Demiryolu’nu yeniden canlandırmak için harekete geçti.  İki ülke arasında başlayan bu tarihi işbirliğinde, Türkiye’nin ray ve demiryolu tekeri üretimindeki tek milli markası Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nin (KARDEMİR) projeye nasıl bir rol üstleneceği merak ediliyor.

Türkiye ve Suriye, Osmanlı İmparatorluğu döneminin en önemli sembollerinden biri olan İstanbul'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu'nu yeniden inşa etmek için tarihi bir adım attı. İki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinde demiryolu ağının yeniden canlandırılması ön plana çıktı.

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir'in gerçekleştirdiği görüşmede, Hicaz Demiryolu'nun ihya edilmesi ana gündem maddelerinden biri olarak ele alındı. Büyükelçi Yılmaz, yaptığı açıklamayla projenin iki ülkenin gündeminde olduğunu teyit etti.

KARDEMİR'DEN YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ

Projenin uygulama aşamasında Türkiye'nin demiryolu sektöründeki tek milli markası Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın  (KARDEMİR) kritik rol üstleneceği ifade ediliyor.  Demiryolu altyapısının yeniden inşasında raylar, traversler ve vagon tekerleri gibi temel bileşenlerin temininde KARDEMİR'in yerli üretim kapasitesi ve tecrübesinin projenin bel kemiğini oluşturacağı belirtiliyor.

KARDEMİR, sahip olduğu ileri teknoloji üretim tesisleriyle projenin teknik ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğu belirtilirken, yıllık 200 bin adet üretim kapasitesine sahip Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi'nde 700 mm'den 1250 mm'ye kadar farklı çaplarda yük, yolcu, YHT ve lokomotif tekerleri üretilebiliyor.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM

Şirketin 2007 yılında devreye aldığı Ray-Profil Haddehanesi ise yıllık 450 bin ton kapasiteyle bölgenin en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. 12-75 metre uzunlukta, 46-60 kg/m ağırlığında rayların yanı sıra R350 HT sertleştirilmiş raylar ile oluklu raylar bu tesiste üretiliyor. Avrupa'da sayılı üreticide bulunan HPQ belgesine sahip tesis, milimetrenin yüzde biri hassasiyetle üretim yapabiliyor.

STRATEJİK ENTEGRASYON PROJESİ

Tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesi, sadece nostaljik bir hat olmanın ötesinde Türkiye-Suriye hattında ekonomik ve lojistik entegrasyonu güçlendirecek stratejik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Projenin teknik ve endüstriyel altyapısının büyük ölçüde KARDEMİR öncülüğünde şekillenmesi bekleniyor.

Öte yandan bu projenin iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları güçlendireceği, bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Öte yandan konuyla ilgili olarak KARDEMİR yetkililerinden açıklama yapılması bekleniyor.

HİCAZ DEMİR YOLU PROJESİ'NİN ÖNEMİ

Sultan II. Abdülhamid’in en önemli girişimlerinden biri olan Hicaz Demir yolu, 117 yıl önce hizmete açıldı. Abdülhamid, bu projeyle hem dini hem de siyasi bir hedef gözetti.

1 Eylül 1900’de temeli atılan hat, Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılına denk geldi. Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar uzanan 1464 kilometrelik demiryolu, hac yolculuğunu kolaylaştırmasının yanı sıra Osmanlı’ya askeri ve ekonomik katkılar sağladı.

İnşa süreci için İstanbul’da Komisyon-ı Ali kuruldu. Çalışmalar sırasında binlerce köprü, tünel ve istasyon yapıldı. Projenin finansmanı büyük ölçüde Osmanlı içinden ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlardan gelen bağışlarla karşılandı. İlk bağışı ise 50 bin lira ile Sultan Andülhamid  yaptı.

1908’de açılan hatta Medine-Mekke arasındaki 450 kilometrelik bölüm bedevi saldırıları ve siyasi engeller yüzünden tamamlanamadı. Ancak hat, Osmanlı’nın asker sevkiyatında ve bölgesel ticarette kritik bir rol oynadı. Sultan Abdülhamid, Medine yakınlarındaki kısımlarda ise hassasiyet göstererek rayların altına keçe döşetti. Bunun nedeni, gürültünün Hazreti Peygamber’in ruhaniyetini rahatsız etmemesi içindi.

Bizi sosyal medyadan takip edin