Hitit Üniversitesinde yürütülen proje kapsamında kalp krizi sonrası oluşan hasarlı dokuyu iyileştirecek biyomalzeme geliştirilecek.
Hitit Üniversitesi Polimer Malzeme Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Bengi Özkahraman’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, makine ve imalat teknolojileri alanında ihtisaslaşan üniversite bünyesinde gerçekleştirilecek proje ile kalp krizi sonrasında oluşan hasarlı dokunun iyileşmesine yönelik kalp dokusunu taklit eden protein temelli kardiyak yamalar geliştirilmesi hedefleniyor.
Proje yürütücüsü Doç. Dr. Bengi Özkahraman, son zamanlarda dünyada ve özellikle de Türkiye’de kalp krizi geçiren kişi sayısı arttığını ve bu durumun bu insanların yaşam kalitesini ciddi oranda düşürdüğünü ifade ederek kalp krizi sonrası hasar görmüş kalp dokusunun kendini yenileyemeyeceğini ve bunun da kalp yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini belirtti.
Biyomalzemeler üzerine yapılan çalışmaların hastalık sonrası insanların yaşam kalitesini arttırmaya yönelik olduğunu kaydeden Özkahraman, bu motivasyonla proje hazırladıklarını ifade ederek şunları söyledi: “Bu projede kalp dokusunu fizyolojik, mekanik ve iletkenlik özellikleri açısından taklit eden protein temelli kardiyak yamalar elde edilecek ve bunların kullanım potansiyeli araştırılacaktır. Üretilecek yamanın, kalbin hasarlı bölgesine yerleştirilmesi ile kalp krizi sonrasında oluşan doku hasarını iyileştirmesi ve takiben kalp yükünü hafifletmesinde rol oynayabileceği düşünülmektedir.”
Özkahraman, konuşmasının devamında projenin başarılı bir şekilde sonuçlanması ile biyomalzeme teknolojileri alanında, hasar görmüş kalp dokusunu yenileyebilecek alternatif bir ürün elde edileceğini sözlerine ekledi.
Reklam Alanı — Yan Sol Reklam
Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam
Bu alana reklam ver
0
Kalp krizi sonrası hasarlı dokuyu iyileştirecek biyomalzeme geliştirilecek
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0
SİYASET YENİLENECEK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


