Kalite Kontrol ve Tahribatsız Test Brifingi - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Aralık, 2015 12:34 tarihinde yayınlandı
0
0

Kalite Kontrol ve Tahribatsız Test Brifingi

Üniversite Artı Kariyer Kulübü tarafından ‘Kalite Kontrol ve Tahribatsız Test Brifingi’ gerçekleştirildi. Hamit Çepni Konferans Salonu’ndaki programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Epsilon NDT firma temsilcileri ile Üniversite Akademik, İdari Personeli ve öğrenciler katıldı.
Açılış konuşmalarında; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar; “Karabük Üniversitesi büyük bir ailedir. Sektörün önemli temsilcilerini sizlere bilgi ve tecrübelerini aktarmak üzere Üniversitemize davet etmekteyiz. Bizleri kırmayarak buraya gelen Epsilon NDT A.Ş temsilcilerine teşekkür ediyorum. Epsilon NDT A.Ş katılımcılara piyasayı tanıma imkânı sağlayacaktır” dedi.
Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Epsilon NDT Endüstriyel Kontrol Sistemleri A.Ş Akredite Laboratuvar Kurumu Uzmanı Mustafa Karamustafaoğlu Epsilon NDT A.Ş firması hakkında bilgi verdi.
Teorik eğitimin yanında eğitim vermeyi planlamaktayız diyerek konuşmasına başlayan Epsilon NDT Endüstriyel Kontrol Sistemleri A.Ş Kalite Kontrol Uzmanı Erdoğan Yağcı: “Kalite yaşam tarzının olmazsa olmaz unsurdur. Endüstriyel sektörün her alanında kaliteyi arıyoruz, kaliteden söz ediyoruz. Kalite müşterilerin beklentilerini karşılamaktır. Metalik ve ametalik tüm malzemelerin üretiminde hatalar oluşmakta bunları test etmek için kalite kontrol birimine ihtiyaç vardır. Tahribatlı test ürüne hasar verilerek yapılan testlerdir. Ürün testten geçtikten sonra kullanılamaz hale gelmektedir. İmal edilen mamulde hataların çıkmasına neden olan 3 faktör insan, malzeme ve makinadır. Bu hataları minimize etmek için kalite kontrol yapmalıyız.” diyerek Epsilon NDT A.Ş firması olarak yaptıkları tahribatsız testler, analizler ve yöntemler hakkında katılımcıları bilgilendirdi.
Katılımcıların merak ettikleri soruların cevaplandırılması ile program sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
okullardaki siddet derin bir toplumsal sorunun yansimasi 1TVMEDAR
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

“Okullardaki şiddet derin bir toplumsal sorunun yansıması”

Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, son dönemde okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca bireysel şiddet olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu tür olayların daha derin bir toplumsal krize işaret ettiğini söyledi.

Bu tür olayların bireysel patolojilerin ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan bu olaylar, toplumsal yapıda biriken sorunların dışavurumu olarak değerlendirilmelidir” dedi.

“Görünmezlik ile görünür olma arzusu çatışıyor”

Saldırıların arka planında çoğu zaman yoğun bir değersizlik hissi ve dışlanmışlık algısının bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çelik, “Fail profillerinde sıkça, ‘görünmez olma hissi ile görünür olma arzusu’ arasında bir çatışma görülmektedir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde kimlik gelişiminin kırılgan yapısı, bu tür uç davranışlara zemin hazırlayabilir” diye konuştu.

“Sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele”

Bu olayların yalnızca bireysel psikopatolojiyle açıklanamayacağını dile getiren Uzm. Dr. Çelik, sosyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Çelik, “Günümüzde artan yalnızlık, yoğun rekabet baskısı ve sosyal medya üzerinden sürekli karşılaştırılma hali gençler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Okullar ise giderek sadece akademik başarıya odaklanan yapılar haline gelirken, duygusal ve sosyal gelişim çoğu zaman geri planda kalıyor” dedi.

“Şiddetin normalleşmesi risk oluşturuyor”

Medya ve dijital platformlarda şiddetin estetize edilmesinin önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Çelik, “Kimlik arayışı içindeki gençler bu tür eylemleri bazen ‘iz bırakma’ ya da ‘mesaj verme’ aracı olarak algılayabiliyor” şeklinde konuştu.

“Aidiyet duygusu zayıflıyor”

Okulların güvenli ve kapsayıcı alanlar olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, “Akran zorbalığı, sosyal dışlanma ve zayıf öğretmen-öğrenci ilişkileri, gençlerin aidiyet duygusunu zedeliyor. Aidiyetin kaybolduğu ortamlarda ise öfke, yabancılaşma ve düşmanlık duyguları gelişebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm için çok yönlü yaklaşım şart”

Sorunun çözümü için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çelik, şu önerilerde bulundu:

“Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli, psikolojik danışman sayısı ve etkinliği artırılmalıdır. Risk altındaki bireyleri erken tespit edecek sistemler kurulmalı, aileler çocukların duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmalıdır. Medya ise şiddeti sansasyonel biçimde sunmak yerine bilinçlendirici bir dil benimsemelidir.”

“Toplumun aynasına bakmalıyız”

Bu tür olayların yalnızca bireysel suçlar olarak görülmemesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan silahlı saldırılar, aslında çok daha önce sessizce biriken kırılmaların yansımasıdır. Bu olaylar, toplum olarak görmemiz gereken gerçekleri ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin