Çorum’un Alaca ilçesin yürütülen Kalehisar kazı çalışmalarında 800 yıllık kandil bulundu.
Anadolu Selçuklu döneminin önemli kentlerinden birisi olan, Alaca ilçesine bağlı Mahmudiye köyünde bulunan Kalehisar ören yerinde arkeolojik çalışmalar Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden Doç. Mustafa Kemal Şahin başkanlığında devam ediyor. Sağlam bir şekilde bulunan ve aydınlatma aracı olarak kullanılan kandil toprak ve sırlı bir yapıdan oluşuyor.
Kalehisar Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Kemal Şahin, 2021 yılında yapılan kazılarda sağlam bir kandil örneğine rastladıklarını belirterek, “Kandil aydınlatma aracı olarak kullanılıyor. Topraktan ve içi sırlı. Benzer örnekleri Kudaabad Sarayı’nda çıktı. Konya Karatay Medresesinde örnekleri sergileniyor. Birebir aynısı olanlar var. Bu yönüyle çok önemli. Ankara’da kale civarında yapılan kazılarda yarım kandil bulundu. Oda burada bulunan kandilin benzeri. Burada bulunan bir kandil örneği dahi çok şeyleri anlamamızı sağladı” dedi.
Çorum Müzesi’nde yer alan 1.Alaadin Keykubat dönemine ait kitabe hakkında da açıklamada bulunan Doç. Dr. Kemal Şahin, “Kitabe bize 1.Alaadin Keykubat veriyor. Dönem içerisinde 1.Alaadin Keykubat vizyonu en iyi olan sultanlardan birisidir. Zehirlenerek öldürülmeseydi belki bir Moğol saldırısı olmayacaktı. Belki Anadolu Selçuklu Devleti daha uzun süre yaşacaktı. Ama Anadolu Selçuklularını anlayabilmek içinde 1.Alaadin Keykubat dönemini çok iyi bilmek gerekiyor. Bu dönem içerisinde çok büyük bir yapılaşma var. Çünkü 1218 ila 1238 yılları çok önemli. Erken dönem yapıları dediğimiz süreçte 12. Yüzyılın sonu 13. Yüzyılın başlarında Anadolu’daki yerel geleneklerin etkileriyle oluşan bir sanatsal anlayış var. Ama 1224’ten sonra kuralların konulduğu geniş yapılar yapılıyor. Bu bağlama düşündüğümüzde 1.Alaadin Keykubat dönemi her yönüyle çok önemli. Bunun için daha geniş bulgulara ihtiyaç var. Kalehisar’ın bunu sağlayabileceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.


Kalehisarda 800 yıllık kandil bulundu
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

