Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Ağustos, 2022 12:22 tarihinde yayınlandı
0

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Farkındalık Eğitimi

Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Ruh sağlığı Birimi tarafından Acil Sağlık Hizmetlerinde görev yapan 115 erkek 105 kadın olmak üzere toplam 220 personele İl Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi personeli  Sosyal Çalışmacı Erdem Ünal tarafından eğitim verildi.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ulusal eylem planı hakkında bilgi veren Sosyal çalışmacı Erdem Ünal, eylem planının amaçlarını kadına yönelik şiddetle mücadelede tüm tarafların sürece dahil edilmesi, ilgili mevzuat ve kamu politikası açısından hedef ve faaliyetlerin belirlenmesi olarak aktardı.

Ünal,  Dünya Sağlık Örgütünün  (WHO) şiddeti ‘İstemli bir şekilde, tehdit yoluyla ya da bizzat kişinin kendisine, diğer bir kişiye, bir gruba ya da topluma yönelik olarak yaralanma, ölüm, psikolojik zarar, gelişme bozukluğu, veya gelişmede gerileme ile sonlanma olasılığı yüksek bir biçimde fiziksel güç ya da nüfuz kullanılması’ olarak tanımladığını belirtti. Şiddetin kadınlar için neden önemli bir sorun olduğunu ayrıntılı olarak ele aldı.

Kadına yönelik Şiddet; İster kamusal isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma şeklinde tanımlanır. (BM)

İçişleri Bakanlığı tarafından 23 Mart 2022 tarihinde imzalanan protokolle ‘’Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 2022 yılı Faaliyet Planı’’ kamuoyuna duyurulmuştur. #KadınaElKalkamaz mottosu çerçevesinde 5 milyon erkeğe Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Farkındalık Eğitimi verilmesi planlanmıştır.

Sağlık personeli, şiddet gören kadını sonradan karşılaşacağı şiddetten korumada, güvenlik planı oluşturarak veya gerekiyorsa sığınma evine yönlendirerek desteklemede önemli rol oynamaktadır. Ayrıca halkla sürekli yakın iletişim halinde olunduğu için kişilerde farkındalık ve bilinç oluşturma konusunda sağlık personelinin etkinliği fazladır. (Halil Kızılyer)

Bizi sosyal medyadan takip edin
images
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
09 Haziran, 2026 15:33 tarihinde yayınlandı
0

GEÇTAP’TAN BOLU VALİLİĞİ’NE TEPKİ: “CEZA KESMEYİN, KİRLİLİĞİ KESİN”

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu (GEÇTAP), Bolu Valiliği’nin 5 Haziran 2026 tarihinde yaptığı çevre denetimlerine ilişkin basın açıklamasına cevap verdi. Platform, yıllardır uygulanan çevre cezaları ve denetimlere rağmen Gerede Çayı’ndaki kirliliğin devam ettiğini belirterek, “Ceza kesmeyin, kirliliği kesin” çağrısında bulundu.

GEÇTAP tarafından yapılan açıklamada, milyonlarca liralık çevre cezaları kesildiği, bazı işletmelerin faaliyetlerinin durdurulduğu ve tesislerin mühürlendiğinin duyurulduğu hatırlatılarak, “Madem bu kadar denetim yapılıyor, madem milyonlarca lira ceza kesiliyor, madem işletmeler mühürleniyor; Gerede Çayı neden hâlâ kirli akıyor?” sorusu yöneltildi.

Platform, yıllardır aynı sürecin tekrarlandığını savunarak, kirliliğin tespit edildiğini, cezalar kesildiğini ve suç duyurularında bulunulduğunu ancak buna rağmen çaydaki kirliliğin sona ermediğini ifade etti.

“Çevreyi Kirletmenin Bedeli Daha mı Ucuz?”

Açıklamada, vatandaşların artık çevreyi kirletmenin maliyetinin çevreyi koruma maliyetinden daha düşük olup olmadığını sorguladığı belirtilerek, Gerede Çayı’nın hâlâ balçık, köpük ve kötü koku eşliğinde akmaya devam ettiği vurgulandı.

Kirliliğin yalnızca bölge halkının iddiası olmadığı kaydedilen açıklamada, kesilen cezalar, yapılan denetimler, jandarma tutanakları, mahkemeye taşınan dosyalar ve laboratuvar analizlerinin de bu durumu ortaya koyduğu ifade edildi.

“Amaç Para Toplamak Değil, Kirliliği Önlemek”

GEÇTAP, çevreyi korumanın yalnızca para cezası kesmekten ibaret olmadığını belirterek, Çevre Kanunu’nun amacının kirletenlerden gelir elde etmek değil, çevre kirliliğini önlemek olduğunu vurguladı.

Açıklamada, çevre ve insan sağlığı açısından tehlike oluşturan durumlarda kanunun yalnızca ceza verilmesini değil, gerektiğinde faaliyetlerin durdurulmasını da öngördüğü hatırlatıldı.

“Sanayiye Karşı Değiliz”

Platform, sanayi ve üretime karşı olmadıklarını da özellikle vurgulayarak, çevreye duyarlı ve yasalara uygun çalışan işletmeleri desteklediklerini belirtti.

Buna karşın, insan sağlığı, temiz su kaynakları ve gelecek nesillerin yaşam hakkının hiçbir ekonomik kazanç uğruna göz ardı edilemeyeceği ifade edildi.

Kaçak Deşarj İddiası

Açıklamada, İmreşe Köyü Deresi gibi bazı noktalardan Gerede Çayı’nı besleyen su kaynaklarına kaçak deşarj yapıldığı iddia edilerek, çevre kirliliğinin artık tahammül sınırlarını aştığı savunuldu.

GEÇTAP, hem çevreyi kirleten işletmelerin hem de denetimden sorumlu kurumların görevlerini yeterince yerine getirmediğini öne sürdü.

Yetkililere Sorular Sıralandı

Platform açıklamasının sonunda yetkililere şu soruları yöneltti:

  • Gerede Çayı ne zaman temiz akacak?
  • Karma OSB’de planlanan ortak arıtma tesisi neden hâlâ hayata geçirilmedi?
  • Deri OSB için kararlaştırılan ikinci arıtma tesisi neden yatırım programına alınmadı?
  • Gece deşarjı iddialarıyla ilgili düzenli gece denetimleri neden yapılmıyor?
  • Son üç yıldaki analiz sonuçları ve denetim raporları kamuoyuna açıklanacak mı?
  • Kirliliğe neden olan işletmeler neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?
  • Tam arıtma sağlanıncaya kadar faaliyet durdurma hükümleri uygulanmayacak mı?

“Bölge Halkı Temiz Akan Bir Çay İstiyor”

GEÇTAP, bölge halkının artık yeni ceza miktarları veya yeni açıklamalar duymak istemediğini belirterek, tek beklentinin temiz akan bir Gerede Çayı olduğunu ifade etti.

Açıklamada, “Mesele yalnızca bir çevre meselesi değildir. Mesele çocuklarımızın sağlığıdır, köylünün toprağıdır, çiftçinin üretimidir ve bir havzanın geleceğidir. Gerede Çayı’ndaki bu kirlilik ne zaman gerçekten sona erecek?” ifadelerine yer verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin