Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

İzciler Çanakkale Yolunda

Safranbolu Yayın: 22.04.2016 14:39
İzciler Çanakkale Yolunda

Genç Eksen Derneği tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında 45 izci Çanakkale’ye uğurlandı.
Türkiye izcilik Federasyonu tarafından organize edilen ’Dedeciğim Ben Geldim’ temalı milli bilinç kampına katılmak üzere düzenlenen uğurlama programı Safranbolu Kent Meydanında Safranbolu Belediye Bakanı Sayın Dr. Necdet Aksoy’un katılımlarıyla yapıldı.
İstiklal marşının okunmasıyla başlayan programda Kuran Kerim tilaveti okundu. Genç Eksen Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü Başkanı Yunis Özgün Çanakkale’nin kınalı kuzuların gül bahçesine atılır gibi şahadete atıldığı yer olduğunu, Malazgirt’te kapısı açılan bu toprakların tapusunun alınmasının haykırışı olduğunu söyledi.
Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ise izcilere hitaben, “ Yolunuz açık olsun. Sağ salim gidip dönmek nasip olsun inşallah. Bildiğiniz gibi Ayeti Kerime ile sabittir. Şehitlere ölüler demeyiniz. Çünkü onlar Allah katında nimetlendirilmektedir. Gideceğiniz yerde Allah tarafından nimetlendirilen çok sayıda şehidimiz, dedeleriniz mevcuttur. Hepsine bizlerden selam götürün. Memleketimizin, milletimizin bundan sonra Çanakkale gibi başka bir savaşa sahne olmaması için dualarımızı götürün” dedi.
Toplu fotoğraf çekimin ardından yapılan dua ve tekbirlerle 45 izci ve lider dedelerinin izinden Çanakkale’ye uğurlandı.

Paylaş:

Mesajınızı gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşar ne yaşar ne yaşamaz filmi gerçek oldu

Gündem Yayın: 25.07.2024 20:00
İhlas Haber Ajansı

Türk sinemasının usta isimlerinin rol aldığı “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” filmi Çorum’da gerçek oldu.

Çorum Boğazkale ilçesine bağlı Yekbas mahallesinde yaşayan 10 çocuk annesi 74 yaşındaki Şerife Baş’ın bir taraftan yaşadığını, diğer taraftan da 39 yıl önce hayatını kaybeden kız kardeşi Meryem Gencer’in (Yiğit) nüfustan düşürülmesi için hukuk mücadelesi veriyor.

Filmlere konu olacak hikaye 2023 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerde ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, Şerife Baş’ın, 1985 yılında hayatını kaybeden kız kardeşi Meryem Gencer’e seçmen kâğıdı geldi. 39 yıl önce ölen ablasına seçmen kâğıdının geldiğini gören Baş, İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne giderek görevlilere kardeşinin 39 yıl önce hayatını kaybettiğini, öldüğü halde her seçim döneminde adına seçmen kâğıdı geldiğini belirterek, durumun düzeltilmesini istedi.

Baş’ın talebini inceleyen görevliler kendisinin nüfus kaydının olmadığını ve Gencer’in akrabası olduğunu nerden bileceklerini belirtince Şerife Baş hayatının şokunu yaşadı. Babasının nüfusuna aldırmadığı ortaya çıkan Baş, şimdi hem yaşadığımı hem de 1985 yılında ölen 6 çocuk annesi ama hala kayıtlarda bekar gözüken kız kardeşinin hayatta olmadığının mücadelesini veriyor.

Mahkeme DNA örneği alınmasına karar verdi

Yaşanan olayların ardından Baş, avukatı Rıza Babacanoğlu ile birlikte yaşanan mağduriyetin ortadan kaldırılması, kendisi ve kız kardeşinin nüfus kayıt örneklerinin düzeltilmesi için adalet arayışına başladı. Konuyla ilgili hukuki süreç devam ederken, adli makamlar Şeref Baş’ın babasının mezarının açılarak DNA örneği alınmasını kararlaştırdı.

“Şerife hanımın babası ile ilgili ilişiğini bulunması, hem de Meryem hanımın öldüğünü nüfusa işlenmesi için hukuk süreci başlattık”

Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Rıza Babacanoğlu, Şerife Baş ve kardeşi Meryem Gencer’in nüfus kayıtlarının düzeltilmesi için hukuk mücadelesi başlattıklarını söyledi.

Şerife Baş’ın gittiği bir kamu kurumunda 39 yıl önce ölen kardeşinin nüfus kayıtlarında hayatta olduğunu gözüktüğünü fark ettiğini dile getiren Babacanoğlu, “O süreçte, nüfus ile ilgili işlemleri yaptığımızda Şerife hanımında da babasının üzerine hiç kayıtlı olmadığını tespit ettik. Nüfusta sanki Şerife Hanım babasının çocuğu değildi. Bu durumu nüfusta araştırdığımızda, bundan 50 yıl önce Nüfus Müdürlüğü binasında çıkan yangın sonrasın da kız çocuklarının kendi babalarının üzerine değil, eşlerinin üzerine kaydettiklerini, babaları ile ilişiği kurulmadığı tespit ettik. Kardeşi Meryem hanım ise 1985 yılında vefat etmiş, o günden sonra hiçbir şekilde ölü kaydı işlenmemiş. Hala yaşıyor gözüküyor. Hala oy pusulası çıkıyor. Biz hem Şerife hanımın babası ile ilgili ilişiğini bulunması, hem de Meryem hanımın öldüğünü nüfusa işlenmesi için hukuk süreci başlattık. DNA tespiti için mezarlar açılacak” dedi.

Davanın sadece Şerife Baş ve Meryem Gencer ile alakalı olmadığını anlatan Babacanoğlu, “Nüfus yangınından sonra bu çevredeki köylerde buna benzer birçok vaka olduğunu düşünüyoruz. Bu gibi olaylar tesadüfen öğrenilen şeyler. Öğrenen kişiler de yavaş yavaş düzeltmeye çalışıyor. Devlet eliyle düzeltilmesi daha uygun olur ama tespit eden kişiler de kendi çabalarıyla, hukuki süreçlerle bu işi başlatıyorlar. Masraflardan dolayı başlatamayan insanlar da var. Bu işin artık manevi boyutları da var. Şuan için biz epey bir yol kat ettik. DNA tespit çalışmalarından sonra işlemler hızlı bir şekilde devam edecek” şeklinde konuştu.

“Herşey oy kağıdıyla ortaya çıktı”

Nüfus kayıtlarında yaşadığını ispat etmek için hukuk mücadelesi veren Şerife Baş da, “Babam iki evliydi. Bizi analığımızın üzerine almışlar sanırım. Biz bunu 2 yıl önce ölen kardeşimin adına oy kağıdı çıktığında fark ettik. Bu işin çözülmesi için babamın mezarının açılması gerekiyor. Bir yönden istiyorum, manevi olarak ta açılmasını istemiyorum” diye konuştu.