Reklam
Reklam
Nurettin Acar Avatarı
Nurettin Acar tarafından
25 Haziran, 2020 10:56 tarihinde yayınlandı
0

İyileşen korona virüs hastaları yurtlarda izole edilecek

Son bir ayda 125 korona virüs (Covid-19) vak’asının görüldüğü Karabük’te, İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı vatandaşları uyardı.
Sarı, yaptığı açıklamada, kontrolü sosyal hayat ile eski normale değil, yeni normale dönüldüğünü belirtti.
Vatandaşların kurallara uyması ve destek olması gerektiğini ifade eden Sarı, “İlimizde vak’a sayımız giderek artıyor. Pozitif vak’alarımızın büyük çoğunluğu büyükşehirlerden gelen ve iller arası seyahat edenler ile bunların temaslıları olan vatandaşlarımız. Ayrıca hasta ziyaretleri, taziye ziyaretleri, asker uğurlama ve misafir ağırlama gibi güzel adetlerimiz bu günlerde en büyük yayılım kaynağı. Önümüzdeki günlerde düğün organizasyonları da serbest hale gelecek. Ayrıca camilerimizde 5 vakit namaz cemaatle kılınabilir hale geldi. Bunlar hepimizin özlemle beklediği gelişmeler. Ancak kurallara uyulmaz ve gerekli tedbirler alınmazsa bedelini ağır ödeyebiliriz. Bakanlıklarımız tarafından her bir işletme, her bir kurum ve her bir faaliyet için ayrı ayrı rehberler hazırlandı. Bunların uygulayıcısı ise bizleriz. Devletimizin tüm kurumları da denetleyici rol üstleniyor. Vatandaş olarak bu kurallara uymak ve destek olmak zorundayız. Aksi takdirde kontrollü sosyal hayat, kontrolden çıkabilir” dedi.

5 yoğun bakım hastası var
Korona virüs nedeniyle 5 yoğun bakım hastası olduğunu aktaran Sarı, “Hastalığın gücünün zayıfladığı ve artık etkisini yitirdiği gibi yanlış bilgiler rehavete sebep olmamalı. Şu anda hastanemizde yoğun bakımda yatmakta olan 5 Covid-19 pozitif hastamız var. Yakın zamanda Covid-19 nedeniyle aramızdan ayrılan ve vefatıyla hepimizi derinden üzen vatandaşımız henüz 54 yaşındaydı. Bu hastalıkla mücadelede en büyük savunma silahlarımız maske, sosyal mesafe ve temizlik. Bu üç temel faktör bir çoğumuza çok basit görünmekle birlikte uygulamada ciddi sıkıntılar olduğu da aşikar. Oysa bu hastalıkla başa çıkmanın şimdilik bundan daha etkili bir yolu yok. İlimizde ki vak’a artışını yine toplumsal bilinç ve el birliğiyle durduracağımıza, vatandaşlarımızın duyarlılığı ile bu işin üstesinden hep birlikte geleceğimize yürekten inanıyorum” diye konuştu.
Bir çok vatandaşın sınırların kapatılmasının sorunu çözeceğine inandığını vurgulayan Sarı, şunları kaydetti.
“Ancak tüm sağlık otoriteleri bu hastalığın çok uzun süre devam edeceğini ve aşı bulunana kadar da kesin bir çözüm üretilemeyeceğini belirtiyor. Bu durumda hiçbir şehrin aylarca kendisini izole etmesi mümkün değil. Bizlerin zor da olsa toplum olarak davranış değişikliğine gitmemiz gerekiyor.”
Öte yandan 28 Mayıs’tan bugüne kadar il genelinde toplam 160 kişi korona virüse yakalanırken, 104 kişinin Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavileri devam ediyor. Bir süre önce korona virüs nedeniyle bir kişi hayatını kaybederken, tedavileri tamamlanan 55 kişi evlerinde izole ediliyor. Filyasyon çalışmaları kapsamında hiçbir belirti göstermeyip test sonuçları pozitif çıkan ve hastanede tedavisi tamamlanan vak’alardan, evde izolasyon imkanı olmayan yaklaşık 70 kişi, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtta izolasyon altına alınacağı öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin