Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Ocak, 2023 18:10 tarihinde yayınlandı
0

İYİ Parti’de Recep Yılmaz Dönemi

İYİ Parti Karabük İl Başkanlığı 3. Olağan genel kurul toplantısı yapıldı. Karabük Belediyesi Kent Meydanı Nikah ve Konferans Salonu’nda yapılan ve mevcut başkan Avukat Ali Çetin Aygün’ün aday olmadığı kongrede Recep Yılmaz ile Mehmet Yüksel başkanlık için yarıştı. Yüksel ‘in 89 oyuna karşılık 314 oy alan Recep Yılmaz yeni döneme adını yazdırdı.
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel’in Divan Başkanlığını yaptığı kongreye muhalefetteki partilerin İl ve İlçe Başkanları, STK Başkan ve yöneticileri ile partililer katıldı.
İYİ Parti’nin yeni İl Başkanı Recep Yılmaz yaptığı  teşekkür konuşmasında, “Kongremizin kaybedeni yoktur. Bugünden tezi yok yeni bir heyecan ve yeni bir ruhla partimizi Karabük 1. Parti yapmak üzere sahalara iniyoruz. Genel kurulumuz katılan misafirlerimize ve verdikleri oylarla bizi göreve getiren değerli delegasyonuma şükranlarımızı sunuyorum. Az kaldı. Zafer çok yakın” dedi.
Yılmaz başkanlığındaki İYİ Parti Karabük İl Yönetimi ise şu isimlerden oluştu; “Ahmet Becit, Ali Galip Ünüvar, Ali Sürmen, Ayfer Onkardeşler, BirnazKelez, Ercan Sarıkaya, Ferhat Sugeçti, Feridun Büyükbayram, Fikri Güven, Hüseyin Akbaş, Hüseyin Karaman, İsmail Özdemir, İzzet Göktepe, Kadriye Ayten, Kamil Şirin, Mehmet Demir, Mehmet Ersoy, Mehmet Güzelgöz, Mithat Ünal, Muharrem Turgut, Mustafa Hallaç, Mustafa Özdemir, Nesrin Özkan, Nuri Öztürk, Osman Burgaz, Salih Güney,Salih Kocatepe, Sevgi Özkan, Şenol Çevik, Tuba Başsarıoğlu Kaplan ve Türkcan Cantürk”(Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin