Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Haziran, 2022 21:04 tarihinde yayınlandı
0

İYİ Parti’de İl Yönetimi Oluşturuldu

İYİ Parti İl Başkanı Av. Ali Çetin Aygün, İlçelerin ardından İl Teşkilatını da oluştururken, İl Başkanlığını da Ersim İşhanına taşıdı. İl Başkanlığında parti çalışmaları ile ilgili bilgi veren Başkan Aygün, “İYİ Parti İl Başkanı olarak atamamın yapılması ile birlikte süratle çalışmalara başladık ve ilk olarak İlçe teşkilatlarımızı oluşturduk. Daha sonra İl teşkilatımızı oluşturmak için çalışmalarımızı hızlandırdık ve bugün itibariyle yeni İl yönetim kurulumuzu sizlerin aracılığıyla kamuoyuna açıklıyorum.

Tabi bu çalışmalarımızın yanı sıra Parti binamızı da daha merkezî bir yer olan Ersim işhanına taşıdık.

Şimdi hedefimiz Karabüklü hemşerilerimizle kaynaşmak, sorunları dinlemek ve çözüm üretmektir.

Bunun için önümüzdeki günlerde özellikle parti binamızı siz değerli halkımıza açarak kısa aralıklarla halk günleri düzenlemek istiyoruz.

Karabük halkının desteği ve teveccühü ile güzel hizmetler üretmek için tüm teşkilatlarımızla birlikte gece gündüz çalışacağız” dedi.

Ali Çetin Aygün Başkanlığındaki İYİ Parti’nin    29 kişilik yeni İl yönetimi ise şu isimlerden oluştu: İsmail Yalav, Mustafa Öztürk, Semiha Karaoğlu, Semra Çetin, Bayram Aydoslu, Tuba Kaplan M. Emin Atalay, Mehmet Özkan, Türkcan Cantürk, Tenzile Çelik, Şenol Çevik, Serhat Uzun, Mustafa Özdemir, Şöhret Gedirli, Hüseyin Karaman, Meltem Şahin, Recep Yılmaz, Yıldız Kamay, Berk Özhan Alak, Uğur Kayabaşı, Nuri Öztürk, Mehmet Şihanlıoğlu, Abdurrahman Ayhan, Kadriye Ayten, Zafer Sungur, Mustafa Kasal, İsmail Özdemir, Ali Galip Ünüvar. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin