Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Nisan, 2019 14:14 tarihinde yayınlandı
0

İşte Seçilen Başkanların ilk icraatları

Biri ağırlık koydu, diğeri kapsını söktürdü

Yenice ve Eskipazar ilçelerinde seçimi kazanan MHP’li belediye başkanların ilk icraatları makam kapılarından yana oldu. Eskipazar Belediye Başkanı seçilen MHP’li Hüseyin Dönmez makam odasının kapısını söktürürken, MHP’li Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı ise kapıya 5 kg’lık ağırlık koydu.
Eskipazar ilçesinde yüzde 57 oy ile Belediye Başkanı seçilen Hüseyin Dönmez’in ilk işi makam odasının kapısını söktürüp atmak oldu. Mazbatasını aldıktan sonra makamına oturan ve ilk olarak makam odasın kapısını söktüren Dönmez “Kapımız 24 saat halkımıza açık olacak.” dedi. Hiçbir vatandaşın kapısından dönmeyeceğini belirten Başkan Dönmez “Daha önceki yıllarda da belediye başkanlığı yapmıştım. O zamanda kapım herkese 24 saat açıktı. Allah nasip etti, Eskipazar halkı beni tekrar belediye başkanı olarak seçti. Ben onlara hizmet etmek için 24 saat onların emrinde olacağım. Seçim çalışmasında Eskipazarlı hemşehrilerime söz vermiştim, ‘Kapım her zaman sizlere açık olacak’ demiştim. Bu nedenle makam odamın kapısını söktürdüm. Belediye binasına gelen ve benimle görüşmek isteyen herkes rahat rahat makamıma gelip benimle görüşecek.” diye konuştu.
MHP’nin Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı ise makam kapısına 5 kilogramlık tartı koydu. Başkan Çaylı, sosyal medyasından paylaştığı yazıda, “Söz verdik, demiştik ki belediye başkanlığı makam odasının kapısını hep açık tuttuk, tutmaya devam edeceğiz. Kapımızdaki 2 kg’luk okkayı 5 kg’ya çıkaracağız demiştik. Ve ilk icraatlarımızdan ilki bu oldu. Söz verdi mi yaparız.” ifadesini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin