Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Nisan, 2015 14:47 tarihinde yayınlandı
0

İŞKUR “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimini”’ Açtı

Çalışma ve İş Kurumu Karabük İl Müdürlüğü ile Karabük Ticaret ve Sanayi Odası arasında yapılan protokolle 200 kişiyi kapsayacak Uygulamalı Girişimcilik Eğitiminin ilk Grubunun kurs açılışı yapıldı.
Kişilerin Girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve girişimcileri iş planı kavramı ile tanıştırarak başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamak amacıyla KOSGEB destekli, 200 kişiyi kapsayacak Uygulamalı Girişimcilik Eğitiminin ilk grubunun kurs açılışı Karabük TSO toplantı salonunda yapıldı.
Açılışa İŞKUR İl Müdürü Coşkun Güven , Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu üyesi Erol Karadeniz ve TSO Genel Sekreteri Cem Biçen ve kursiyerler katıldı.
Eğitimin açılışında programla ilgili bilgi veren İŞKUR İl Müdür Coşkun Güven istihdamın artırılması için yeni girişimcilere ihtiyaç bulunduğunu, bu programlarla da yeni girişimcilere iş planı hazırlanması ve devlet katkılarını da içeren bir müfredatla eğitimler verildiğini belirterek, kursiyerlerden üretime önem vermelerini ve katma değeri yüksek üretim tesisleri kurmaları yönünde tavsiyelerde bulundu.
Toplam 70 saat sürecek Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi süresince İŞKUR tarafından eğitim masrafları karşılanacak olup, kursiyerlerin cep harçlığı ve Genel Sağlık Sigortası primleride İŞKUR tarafından karşılanacaktır. Eğitimin sonunda kursiyerlere onaylı Katılım Belgesi verilerek, iş kurmak isteyenler bu belge ile KOSGEB’in girişimciler için verdiği hibe ve kredilerinden istifade etme imkânı bulabilecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin