Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Mart, 2017 14:43 tarihinde yayınlandı
0

İŞKUR Stand açtı

Karabük İş ve İşçi Bulma Kurumu(İŞKUR) İl Müdürlüğü tarafından İstihdam Seferberliği kapsamındaki Desteklerin daha geniş kesimlere ulaştırabilmek adına , Eski Belediye Binası önünde  stand açıldı.

İŞKUR İl Müdürü Coşkun Güven, Gazetecilere yaptığı açıklamada; “Cumhurbaşkanımızın 7 Şubat’ta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Salonunda, Milli İstihdam Seferberliği kapsamında başlatmış olduğu seferberliği, yerel bazda 7 Şubat’tan itibaren yürütmeye başlamıştık. İşsizliğin azaltılması, istihdamın arttırılmasına yönelik faaliyetlerimizi birinci elden gelen işverenlerimize, işsizlerimize ve diğer STK’larımıza duyuruyoruz. 7 Şubat’tan itibaren bu çalışmalarımızı kamuoyu ile paylaştık. Çeşitli organizasyonlar düzenledik. Karabük’te 50 ve üstü işverenlerimize yönelik özellikle istihdam artışına vesile olabilecek sigorta prim desteklerinin arttırılması kapsamında toplantılarımız olmuştu. Hem meslek danışmanlarımız aracılığıyla hem de diğer müdür yardımcısı arkadaşlarımızın aracılığıyla OSB’de başlamak üzere, işverenlerimizi sık sık ziyaret ediyoruz. Amacımız devletimizin de istihdam seferberliği kapsamında vermiş olduğu destekleri yerinde bulunan kişilere anlatabilmek. Önceliğimiz Karabük’te ki işsizlerimizin kolay iş bulabilmesine yardımcı olabilmek. 2017 yılının 2.5 aylık döneminde yaklaşık 650 civarındaki kişiler istihdam kapsamından yararlandı. Karabük’te sigorta kapsamında çalışan toplam 40.000 çalışanımız var. Hedefimiz %10. Yaklaşık 4000 kişiyi 2017 sonuna kadar artı istihdam kapsamında istihdam etmeyi hedefliyoruz” dedi

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin