Karabüklü işadamı Orhan Buyurman, işçi olarak gittiği Almanya’da kurduğu beyaz et sektörü ile 25 yıldır sektörün öncü firmaları arasında yer aldı.
Çağla Tavukçuluk adıyla Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti ( KRV )’de geniş servis ağı ile Türk firması olarak Alman ekonomisine de büyük katkı sağlayan Karabüklü iş adamı Orhan Buyurman, 25. yılında kurumsal olarak büyümeye devam ettiklerini söyledi.
Buyurman: ‘’ Başarının sırrı, dürüstlük ‘’
Çağla Tavukçuluk firması kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Orhan Buyurman, sektörde başarılı olmanın ana temelinin dürüstlük olduğunu ifade ederek, aile şirketi olarak sürdürdükleri firmalarının kurumsal bir yapıya kavuştuğunu belirtti.
İşadamı Orhan Buyurman, “ Bu sektörde 25 yıldır ayakta durabilmemizin birinci nedeni dürüst olmamız ve kaliteli ürün ve kaliteye önem vermemiz. Firma olarak, sürekli rekabeti kalitede aradık. Daha iyi hizmet nasıl sunarız bunun üzerinde çalıştık. Ticarette güvenilir olmak çok önemli, Çağla firması uzun yıllardan beri bunun için ayakta. Bugün firmamız kurumsallaşmış ve bölgenin en güçlü firmaları arasına girmiştir. Helal kesim ürünlerimizi, eyaletin tüm geneline soğutucu araçlarımızla gönderiyoruz. Ürünlerimizde kalite çok önemli. Hijyenik bir şekilde ürünlerimizi tüm müşterilerimize ulaştırıyoruz. Bunun dışında tabiki diğer eyaletlerimize de ürünlerimizi gönderiyoruz.” dedi.
“Hedefimiz tüm Avrupa’ya yayılmak”
Buyurman, 25 yıldır Almanya’da başta Türk marketler olmak üzere bir çok alana hizmet ettikleri de kaydederek, yeni hedeflerinin ise Avrupa’nın diğer ülkelerine de açılarak Avrupa genelinde büyümeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi.


İşçi olarak gittiği Almanya’da tavuk sektöründe lider oldu
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

