Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Eylül, 2021 12:38 tarihinde yayınlandı
0

İşadamı Recep Özçelik Okul İçin Destek Bekliyor

Hayırsever İşadamı Recep Özçelik Karabük’e ikinci bir Fen Lisesi yaptırmak için harekete geçti.  Yetkililerden arsa talebinde bulunduğunu ifade eden Özçelik, konuyla ilgili olarak yetkililerden yanıt alamadığını söyledi

Karabük’ün sevilen ve sayılan İşadamlarından Recep Özçelik, eşi ve kendisi adına  Fen Lisesi yaptırmak için kolları sıvadı.  Yetkililerden okul yaptırmak için arsa talebinde bulunduğu öğrenilen Özçelik’in bu talebine henüz bir karşılık verilmediği öğrenildi.

Yaptığı yardımları bir elin verdiğini diğer el duymayacak anlayışı ile yaptığını söyleyen İşadamı Recep Özçelik son çare olarak bu olayı Basın yoluyla kamuoyuna duyurmaya karar verdiğini belirterek, Gazetemize açıklamalarda bulundu.

Karabük’e yapılan her hizmette harcı olduğunu belirten İşadamı Özçelik,  yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“5 Mart 1934 Yılında Karabük Saitler köyünde dünyaya geldim. Çocukluğum Öğlebeli köyü Karabük mahallesinde Teyzem ve Dayım’ların yanında geçti.

İlk okulu Saitler köyüne .Cumhuriyet hükümetinin yaptığı Kız yatılı Erkek nehari ilk okul ve Sanat okulunu bitirdim.

1952 yılında ticarete başlayarak  geçirdiğim bir rahatsızlıktan sonra 1998 Ağustos ayında işyerimi kapattım.

1960’tan  itibaren Üniversitede okuyan 10 çocuk ve İstanbul Merter’de kurduğumuz vakıf ile  2 çocuğa Burs veriyorum. Bu sene 11 Karabük 3 İstanbul 14 çocuğumuza burs veriyorum.

Bu Vatan cehaletten çok çekti. O nedenle en güzel faydalı ve yararlı yatırım,  Eğitim ve insana yapılan yatırımdır düsturunu göz önüne alarak Karabük’ümde Eşim Yücel hanımla paylaşarak FEN LİSESİ YAPTIRMAYA KARAR VERDİK.

Karabük’te Kamuya ait her şeyde bir kürek harcım olduğunu Sevgili hemşerilerim biliyor. Bunları saymaya ve anlatmaya gerek yok. 1953 yılından günümüze kadar GELİR VERGİSİ Zamanında Devletime ödüyorum.

Konuyu etrafa yaymadan sessiz yapmayı; sağ elimle verdiğimden sol elim habersiz yapmaya çalıştım. Neticeye ulaşamayınca sayın BASIN ORTAK SESİMİZDİR diyerek  konuyu arz ettim. Umarım basın aracılığı ile neticeye ulaşırım.”

Öte yandan  Karabük’te kira gelirlerinde bir çok kez Vergi Rekortmeni olan İşadamı Recep Özçelik, geçtiğimiz yıl pandemiden kaynaklı yaşanan sıkıntıda dairelerinde oturan öğrenci ve vatandaşlardan kira almayarak örnek davranışta bulunmuştu.  (Haber: Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin