Karabüklü iş insanı Bülent Ersöz, Türkiye İşitme Engelliler Futbol Federasyonu Yönetim Kuruluna seçildi.
Türkiye İşitme Engelliler Futbol Federasyonu 5. Olağan Kongresini Ankara’da gerçekleştirdi. Kongrede yapılan seçimlerde Karabüklü iş insanı Bülent Ersöz de yönetim kuruluna seçildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ersöz, “Haziran, Temmuz aylarında voleybol, basketbol, futbol ve hentbol branşlarında binden fazla sporcuyu Türkiye Şampiyonalarında Karabük’te misafir ettik. Ayrıca dünya şampiyonu olan Voleybol Milli Takımımız da kampını şehrimizde yaptı. Bu şampiyonaların şehrimizin ekonomisine, tanıtımına büyük katkıları olmuştur. Bundan sonraki süreçte sadece Türkiye Şampiyonaları değil Avrupa ve Dünya Şampiyonaları da Karabük, Safranbolu ve diğer ilçelerimize getirerek şehrimize daha çok katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu sebepten dolayı tarafıma gelen teklifi uygun görerek yönetim kuruluna girmeyi kabul ettim. Bu göreve beni layık gören herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.


İş insanı Ersöz, İşitme Engelliler Futbol Federasyonu yönetimine seçildi
Asıl Mesele Hukuk Değil, Gündem Olmak..!
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya dün iki yıllık görev sürecini değerlendirdiği bir toplantı yaptı.
Yapılan hizmetleri anlattı, devam eden projeleri paylaştı, eksikleri de saklamadan konuştu.
Açıkçası toplantının özünde belediyenin iki yıllık performansı vardı.
Başkan Çetinkaya, göreve geldikleri ilk günden bu güne kadar olan süreçte mesai mefhumu gözetmeden canla başla çalıştıklarını ve iki yıllık süreç zarfında da söz verdikleri projelerin yüzde 80’i aşan bölümünün çoğunun tamamlandığı bir bölümünün de projelerinin hazırlandığını söyledi.
Ama her zamanki gibi bazıları konunun tamamını değil, işine gelen bir cümleyi alıp başka yerlere çekmeyi tercih etti.
Başkan Çetinkaya’nın söylediği şu söz sosyal medyanın da konusu oldu
“Devletin malına zarar veren oğlum da olsa babamın oğlu da olsa yamulturum.”
Şimdi bakıyorsun…
Bir kesim hemen hukuk profesörü kesilmiş.
“Yok efendim, hukuk devletinde kimse kimseyi yamultamazmış…”
İnsan evladını ya da kardeşini yamultur mu; kızgınlığın ve sinirlenmişliğin bir ifadesi olarak kullanılır ve halk dilinde de bu vardır.
Ne güzel bir dünya..!
İki saatlik toplantının ardından o kadar çok konuşulacak konu varken, sen tut tek bir cümleye saplan kal…
Bu memlekette bugüne kadar neler söylendi, neler yapıldı?
O zaman neredeydiniz?
Bu şehir, ağza alınmayacak sözleri de duydu…
Hakaretleri de gördü…
Tehditleri de…
Bu şehir, kendi memleketini geneleve benzetenleri de gördü.
İnsanla hayvanı aynı kareye koyup sözde sanat yapanları da…
Menfaati için herkese saldıranları da…
O günlerde hukuk aklınıza gelmiyor muydu?
O günlerde adalet yok muydu?
Şimdi bir belediye başkanının kullandığı halk dili üzerinden bir anda hukuk nutukları atılmaya başlandı.
Burada mesele hukuk falan değil.
Mesele gündem olmak.
Çünkü artık herkes kolay yoldan tanınmanın derdine düşmüş durumda.
Okumuşu ayrı telden.
Okumamışı ayrı telden konuşur olmuş…
Ama işin özünde aynı hesap var; görünür olmak.
Eksik varsa eleştirilmeli, yanlış yapılan bir şey varsa da söylenmeli…
Ama sürekli kelime avcılığı yapıp, her açıklamadan kriz çıkarmaya çalışmak da başka bir hastalık haline geldi.
Velhasıl…
Bu şehir çok şey gördü.
Samimiyetsiz duruşları da gördü, işine göre taraf değiştirenleri de…
Vesselam…


