İnşaat Mühendisleri Emeğinin Karşılığını İstiyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Aralık, 2022 15:34 tarihinde yayınlandı
0
0

İnşaat Mühendisleri Emeğinin Karşılığını İstiyor

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)  İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Karabük Temsilciliği; İnşaat Mühendislerinin İstihdamı, Çalışma Koşulları ve Özlük Hakları için Kampanya  başlatacağını duyurdu.

Karabük İnşaat Mühendisleri Odası’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

“Bizler, ülkenin dört bir yanındaki üniversitelerden; mesleğimizi, öğrendiklerimizi, bilimi ve tekniği; parçası olduğumuz toplumun hizmetine sunmak, güvenilir mühendislik hizmetlerini her bir vatandaşımız için ulaşılabilir hale getirmek, bununla birlikte insan onuruna yakışır şartlarda çalışmak ve mesleğimizin hak ettiği itibarla yaşamak isteyen inşaat mühendisleriyiz. Aynı zamanda bizler, her sarsıntıda yürekleri ağza getirmeyen sağlam yapılar üretmek, her yağmurda sele teslim olmayan güvenilir şehirler inşa etmek, ülkemizi can pazarına dönüşmeyen emniyetli yollar ile kuşatmak ve mesleğimizi ilgilendiren her alanda güvenli yaşam alanları yaratmak için sabırsızlanan meslektaşlarız. Ancak okullarımızdan, ülkemizin geleceğini inşa edecek bir mesleğin mensubu olma bilinciyle ve onca hayalle mezun olmuş olmamıza rağmen, mevcut ekonomik kriz ve dizginlenemeyen kar hırsı nedeniyle işsizlikle sınanıyor; düşük ücretlere, uzun mesailere, insani olmayan ağır çalışma koşullarına, baskıya, tehdide, güvencesizliğe mahkûm ediliyor ve nihayet çoğu zaman mesleğimizle alakalı olmayan sektörlerde çalışmak zorunda kalarak hayatta kalma mücadelesi veriyoruz.

Sorunu, sebeplerini ve çözümünü biliyor; taleplerimizi tüm meslektaşlarımızla birlikte karar alma mekanizmalarında yer alan ve alacak olanlara bildiriyoruz:

Genç inşaat mühendislerinin karşı karşıya kaldığı en yakıcı problem olan işsizliğin son bulması için kamuda ve özel sektörde istihdam alanları yaratılmalıdır. Mevzuat düzeltilmeli, 1500 m2 üzerindeki her şantiyede şantiye şefliğinin tam zamanlı bir iş olarak yürütülmesi sağlanmalıdır. Bir şantiye şefinin, belirtilen sınırın üzerine çıkan çalışma alanlarında birden fazla şantiyenin kâğıt üzerinde şefi olarak görev almasına izin verilmemelidir. Yapılacak düzenlemenin amacına uygun şekilde uygulanıp uygulanmadığı, şantiyelerde gerçekleştirilecek sürekli ve detaylı denetimlerle takip edilmeli, idaresi mevzuata uygun şekilde fiili olarak bir şantiye şefi tarafından gerçekleştirilmeyen hiçbir şantiyede yapım çalışmalarına devam edilmesine müsaade edilmemelidir.

Özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın işyerlerinde fiilen yaptıkları iş ile SGK kayıtlarında yer alan meslek kodları Sosyal Güvenlik Kurumu ve ilgili kamu kuruluşları tarafından karşılaştırılmalı, meslektaşlarımızın yaptıkları işe uygun meslek kodu ve en az TMMOB tarafından belirlenen asgari mühendis maaşı ile çalışmaları sağlanmalıdır.

Yapı denetim hizmetleri kamu görevi sayılmalı, bu hizmetleri yerine getiren meslektaşlarımız gerçekleştirdikleri kamu görevinden doğacak güvence ile koruma altına alınmalıdır.

Tüm iş yerlerinde çalışma koşulları ve süreleri, mevcut durumda da denetim görev ve yetkisine sahip Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince aktif ve sürekli olarak denetlenmeli, İş Kanunu ve ilgili mevzuatın fazla çalışma için belirlediği süre sınırına riayet edilmesi ve fazla çalışma sonucu işçi lehine belirlenen kazanımların meslektaşlarımız tarafından elde edilmesi sağlanmalıdır. Bununla birlikte işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri azami hassasiyetle yerine getirilmeli, tüm çalışma alanları meslektaşlarımız dahil olmak üzere bütün çalışanlar için güvenli hale getirilmelidir.

Kamu yatırımlarında genç mühendis istihdamı zorunlu hale getirilmeli, işin nitelik ve hacmine uygun sayıda genç inşaat mühendisi istihdamı ihale şartları içerisinde yer

almalıdır. Söz konusu işler kapsamında genç meslektaşlarımızın mevzuata ve ihale şartlarına uygun şekilde fiili olarak çalışıp çalışmadığı ilgili İdare tarafından sürekli olarak denetlenmeli, istihdam şartının ihlali ağır yaptırımlara bağlanmalıdır.

Kamuda taşeronlaşmaya derhal son verilmeli, taşeron olarak çalışan meslektaşlarımız kadroya geçirilmelidir. Kamu kurum ve kuruluşları, ihtiyaç duydukları mühendislik hizmetlerini taşeron ve müşavir firmalardan değil, halihazırda çoğunluğu boş olan mühendis kadrolarına yapılacak adil ve şeffaf inşaat mühendisi atamaları ile oluşturulacak öz kaynaklarından temin etmelidir.

Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelikte mühendislik hizmetlerinin nitelikli verilebilmesi amacıyla teknik kadro istihdamı artırılmalıdır.

Kamu kurumlarına yapılacak atamalarda, adı “torpil” ile özdeşleşen “mülakat” uygulamasından vazgeçilmeli, atamalar yalnızca KPSS puanı ile adil şekilde gerçekleştirilmelidir.

Genç meslektaşlarımızın kamuda istihdamı, atama ve güvenceli kadro konularında ihtiyaca uygun alım talebi yaratılmalı ve buna uygun bütçe ayrılmalıdır.

Kamuda çalışan meslektaşlarımızın üzerindeki siyasi baskı ve sürgün tehdidi son bulmalı, güvencesiz kamu istihdamı modelleri ortadan kaldırılmalıdır. Kamu görevlisi meslektaşlarımızın zaman içinde aşınan ücret ve özlük haklarına yönelik iyileştirmeler yapılmalı, yetersiz kamu istihdamı nedeniyle artan iş yükü, yapılacak personel alımlarıyla makul seviyeye çekilmelidir.

Kamu görevlisi meslektaşlarımızın çalışma dönemlerinde ücretlerini oluşturan kalemlerden biri olan ek ödeme oranları %180 ile %200 seviyesine yükseltilmeli ve emekliliğe yansıtılmalıdır.

Ücretli kesimlerin omuzuna yıkılan vergi yükü hafifletilmeli, bütçe gelirleri büyük oranda kar, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayanmalıdır. Kamuda çalışan meslektaşlarımızın ücretlerinde meydana gelen gelir vergisi dilimine bağlı mağduriyet giderilmelidir.

Kamuda çalışan meslektaşlarımızın ek gösterge oranları yeniden düzenlenmelidir. Çarpan grubu değişen diğer meslek grupları gibi meslektaşlarımızın da emeklilikte hak ettiklerini alabilmeleri için çarpan grubunu bir üste çıkaracak yeni ek gösterge rakamları, 1. derecenin 4. kademesindeki mühendisler için 6400 olarak belirlenmelidir.

Teknik Hizmetler Sınıfı kapsamında Özel Hizmet Tazminatları belirlenen tavan oranı %160’dan %215-%260’a yükseltilmeli ve bu oran emekli aylık ücretlerine yansıtılmalıdır.

Bizler, inşaat mühendisleri olarak ülkeyi yöneten veya yönetmeye talip olan iradeden lütuf değil, olması gerekeni talep ediyoruz. Mesleğimizi ilgilendiren her alanda, hukuka ve çağdaş standartlara uygun planlama, projelendirme, yapım ve denetim faaliyetleri yürütülmesi halinde bütün meslektaşlarımızın insani şartlarda yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayacak düzeyde iş imkân ve koşullarına sahip olabileceğine inanıyor, tüm meslektaşlarımızı ve kamuoyunu sesimize ses olmaya, haklı taleplerimizi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.” (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
samsun sehir hastanesinde cocuk hematoloji onkoloji klinigi acildi GjBUBdCR
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mart, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun Şehir Hastanesi’nde Çocuk Hematoloji-Onkoloji Kliniği açıldı

Samsun Şehir Hastanesi bünyesinde Çocuk Hematoloji Ve Onkoloji Kliniği hizmete açıldı. Yeni klinikle birlikte, çocukluk çağı kanser hastalarının artık il dışına sevk edilmesine gerek kalmayacak.

Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zuhal Keskin’in katılımıyla merkezin açılışı yapıldı. Akabinde Müdür Mustafa Uras yaptığı açıklamada, “Samsun’da sağlık hizmetlerinin gerek niteliği gerek erişilebilirliği açısından bugün yine önemli bir adım atıldı. Şu ana kadar Samsun’da Sağlık Bakanlığı nezdinde çocuk hematoloji ve onkoloji kliniği bulunmamaktaydı. Şehir hastanesi süreciyle birlikte, Samsun Şehir Hastanesi’nde çocuk hematoloji kliniği; 10 yataklı servis, 5 yataklı ayaktan kemoterapi ünitesi ve 2 adet çocuk hematoloji-onkoloji polikliniği ile hizmet vermeye başladı. Çocukluk çağı kanserleri, anne ve babalar için çok büyük bir yıkım. İlimizde bu hizmet yalnızca üniversite hastanesinde verilmekteydi ve onun da belirli bir kapasitesi vardı. Samsun’un aynı zamanda bir bölge merkezi olması nedeniyle talep oldukça fazla ve bu talep karşılanamıyordu. Daha önce de birçok kez ifade ettiğim gibi Samsun, sağlıkta bir amiral gemisi konumunda. Bugün bu ifademizi bir kez daha pekiştiriyoruz. Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniğimizi de hizmete açtık. Artık vatandaşlarımızın Samsun dışındaki illere gitmesine gerek kalmayacak. Bu süreçler oldukça meşakkatli ve zor. Bir anne-baba için evladının böyle bir hastalıkla karşılaşması büyük bir yıkımdır. Tedavi sürecinde il dışına gitmek, aileleri hem maddi hem de manevi açıdan ciddi şekilde yıpratmaktadır. Üstelik bu süreç tek seferlik bir tedavi ya da ameliyatla sınırlı değildir; aylarca sürebilmektedir. Bu nedenle farklı bir şehirde bulunmak, aile birliği açısından da ciddi zorluklar doğurmaktadır. Bugün burada, Samsun Şehir Hastanesi’nde bu hizmeti hem şehrimize hem de bölge halkına sunmak bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Samsun Şehir Hastanesi, Samsun Üniversitesi ile afiliye bir hastanedir. Samsun Üniversitesi öğretim üyemiz, aynı zamanda Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zuhal Keskin Sarılar gözetiminde görev yapan ekibe, sundukları değerli sağlık hizmetleri için teşekkür ediyorum” dedi.

“Burada olduğumuz için şanslıyız”

Iğdır’dan gelen anne Tuğçe Yılmaz ise “İlk olarak Amasya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tetkiklerimiz yapıldı. Akabinde ani olarak Samsun Şehir Hastanesi’ne sevk edildik. Burada olduğumuz için şanslıyız. Hekimler ve hemşireler çok iyiler” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin