Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, kötü bir periyodun ardından 2 galibiyetle biraz nefes aldıklarını söyleyerek, “Çıkışımızı sürdürmek istiyoruz” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında Çaykur Rizespor, 2 Kasım Cumartesi günü saat 13.30’da Sivasspor ile deplasmanda karşılaşacak. Karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren Çaykur Rizespor’da Teknik Direktör İlhan Palut, İhlas Haber Ajasnı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada Sivasspor deplasmanının zor bir deplasman olduğunu aktararak iyi bir skor ile maçı bitirmek istediklerini vurguladı.
Süper Lig’de ki çıkışlarının devam etmesini istediklerini vurgulayan Palut, “Kestirmeden söylersem Süper Lig’de her maç zor. Sivasspor deplasmanı da her zaman zordur. İyi ve tehlikeli oyuncuları var. Onun için çok dikkat etmemiz gereken bir maç. Onlar iyi gidiyorlar. Biz de çok kötü bir periyodun ardından 2 galibiyetle biraz olsun nefes aldık ve bu çıkışımızı sürdürmek istiyoruz. Bence çok zor bir maç olacak. Orada gidip iyi oyun oynamak istiyoruz ve inşallah da iyi bir skor almak istiyoruz. Ligde istediğimiz yerlere gelmek için bir seriye ihtiyacımız var ve bunun için elimizden geleni yapacağız. Dediğim gibi Sivasspor’un da çok tehlikeli oyuncuları var. İç sahada bir şekilde skora gidebiliyorlar. İyi sonuçlar alabiliyorlar. Defansif anlamda çok dikkat etmemiz gerekecek. Üretken olmamız gereken bir maç oynayacağız” ifadelerini kullandı.
“Taraftarımıza, sabırları, destekleri ve güvenleri için teşekkür ediyorum”
Yaşayacakları kötü periyotta bile taraftarın ve camianın kendilerine güvendiği için daha büyük bir sorumluluk hissettiklerini aktaran Palut, “Türk futbolunun genel seyrine baktığınız zaman böyle periyotlar gerçekten kulüpler içerisinde çatlaklar, camialar içerisinde belki büyük tepkilere açık oluyor. Dediğiniz gibi biz bu sorunu kendimiz çözmeye çalıştık. Gerçekten çok büyük baskı görmedik ama zaten şöyle bir durum bizde yok, futbola bakış açımız ’Zaten kimse bize bağırmıyor. O zaman da sorun yok’ gibi olaylara yaklaşmıyoruz. Gerçekten büyük sorun var. Büyük sorunlar yaşadığımız bir periyot yaşadık ve bunu aşmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. Bir de bunun yanında zaten bu sorunları çözmeye çalışırken, tekrar ayağa kalkmaya çalışırken büyük bir sosyal medya baskısı ve büyük bir tribün baskısı olmadı. Belki etkilenmememiz lazım ama sonuçta insanız. Antrenör olsak bile en azından bununla da savaşmak zorunda kalmadık. Bu büyük bir sorumluluk. Yani bu kadar kötü gitmişken bile insanların desteği sizin zaten var olan sorumluluğunuzu kaplıyor. Gerçekten var gücümüzle bunu toparlamak için çalışmaya devam ediyoruz. Buradan da sabırları, destekleri ve güvenleri için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.


İlhan Palut: “Çıkışımızı sürdürmek istiyoruz”
SİYASETE DİZAYN…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…
Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…
Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…
İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…
Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…
İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…
Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…
2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…
Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…
Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…
AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…
Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…
Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…
Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…
Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…
Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…
İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…
Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…
Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


