Reklam
Reklam
ilgaz dagina tatilci akini decXze6D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Ocak, 2025 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Ilgaz Dağı’na tatilci akını

Kastamonu-Çankırı hududunda bulunan Ilgaz Dağı’ndaki kayak merkezlerinde tatilci yoğunluğu yaşanıyor. Yarıyıl ve hafta sonu tatilini pahalandırmak isteyen çocuklar ve aileleri kayak yapıp kızakla kaydı.

Kastamonu-Çankırı hududunda bulunan Ilgaz Dağı’ndaki kayak tesislerinde tatilci yoğunluğu yaşanıyor. Yarıyıl ve hafta sonu tatilini fırsat bulan öğrenciler ve aileleleri, Ilgaz Dağı’nın yolunu tuttu. Ankara, İstanbul, Kırıkkale, Karabük, Çankırı, Samsun, Sinop, Zonguldak, Bartın ve Çorum başta olmak üzere birçok vilayetten gelen kayak tutkunları, kayak merkezlerinde yoğunluk oluşturdu. Birtakım vatandaşlar kayak ve snowboard yaparken, çocuklar ve aileleri kızak pistlerinde doyasıya eğlendi. Vatandaşlar, sis ve karın buluştuğu görüntüyü da fotoğraf çekerek ölümsüzleştirdi. Ilgaz Dağı’ndaki tatilci yoğunluğu dron ile havadan görüntülendi.

“Ilgaz’ın tabiatı, havası çok güzel”

Ankara’dan tatil için geldiğini söz eden Hakan Ökdem, “Ankara’dan hafta sonu tatilini geçirmek için ailemle geldim. Hoş bir tatil geçirdiğime inanıyorum. Ilgaz’ın tabiatı, havası çok hoş. Geçen yıllara karın biraz az olduğunu düşünüyorum lakin eğlendik. Çok kalabalık. Tüm yurttan gelenler olmuş” dedi.

“Her sene Ilgaz’a geliyoruz”

Kırıkkale’den ailesi ile birlikte geldiğini söyleyen Ruhan Akdem ise, “Kırıkkale’den ailemle geldim. Bugün sucuk partisi yaptık, telesiyeje bindik, salep keyfi, kayak yaptık. Çok keyifliydi, tabiat aslında kusursuz. Her sene Ilgaz’a geliyoruz. Herkese de tavsiye ediyorum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin