Reklam
Reklam
673eed353d26b
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
21 Kasım, 2024 11:20 tarihinde yayınlandı
0

İl Özel İdaresi’ne 530 Milyonluk Bütçe

Karabük İl Genel Meclisi’nin Kasım Ayı Bütçe görüşmeleri sona erdi. 2024 Yılı Bütçesi 370 Milyon TL olan İl Özel İdaresi’nin bütçesi 2025 Yılı’nda 530 Milyon TL olarak belirlendi.

Karabük İl Genel Meclisi’nde 1 Kasım 2024 günü başlayıp 20 gün süren 2025 Yılı Bütçe görüşmeleri sona erdi.

2025 Yılı Bütçe Toplantıları’na katılan kamu kurum ve kuruluşları ile birim müdürlüklerinin bütçe taleplerinin görüşüldüğü toplantılarda 2025 Yılı Bütçesi 530 milyon TL olarak belirlendi.

Meclisin son oturumunda ise; İl Özel İdaresi’nin bütçe kararnamesi ile gelir ve gider bütçesi oylanarak kabul edildi.

Bütçe oylamasının ardından bir değerlendirme yapan İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen; “Öncelikle bütçemizin, ilimize, ilçelerimize, köylerimize ve tüm kurumlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Yeni oluşan meclisimizin ilk bütçesini gerçekleştirdik. Uyum içerisinde bütçenin oluşmasına katkı veren tüm Meclis Üyelerimize teşekkür ediyorum. Buradaki uyumu, birlik ve beraberliği yıl içerisinde ilimiz için gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda görmekteyiz. Bundan sonraki süreçlerde de birlik beraberlik ve uyum içerisinde sorumluluk alanlarımızda çalışmalarımıza devam edeceğiz ”diye konuştu.

Başkan Sözen son olarak 20 gün süren bütçe görüşmelerine eksiksiz katılım sağlayan meclis üyelerine göstermiş oldukları özverili çalışmalar için teşekkür etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin