Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Nisan, 2019 12:58 tarihinde yayınlandı
0

İl Koordinasyon Kurulu toplantısı yapıldı

Karabük Valisi Fuat Gürel 2019 yılı İl Koordinasyon kurulu ikinci toplantısında 152 adet proje için dönem sonu itibari ile 51 milyon 795 bin TL harcandığını bildirdi.
Kamu kuruluşlarının yatırımlarının izlenmesi, çalışmalarının koordine edilmesi, il düzeyindeki yatırımların daha etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla düzenlenen 2019 yılı İl Koordinasyon Kurulunun ikinci toplantısı Vali Fuat Gürel başkanlığında, İl Özel İdaresi Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya ilçe kaymakamları, belediye başkanları, yatırımcı kuruluşların bölge ve il müdürleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Gürel, projeler ve bölge kalkınmasında yapılan harcamalar hakkında bilgiler vererek, “İlimizde 2019 yılında ulaştırma sektöründe 14, eğitim sektöründe 31, kültür turizm sektöründe 9, tarım sektöründe 44, ormancılık sektöründe 25, enerji sektöründe 6, Sağlık sektöründe 9, diğer kamusal sektörlerde 14 adet olmak üzere toplam 152 proje ve iş yürütülmüştür. Yürütülen 152 proje ve iş tutarı 3 milyar 74 milyon 558 bin TL olup, bu projeler için önceki yıllarda 1 milyar 79 milyon 146 bin TL harcanmıştır. Projelerin 2019 yılı ödenekleri ise 226 milyon 477 bin TL’dir. 2019 yılında yürütülen 152 adet proje için dönem sonu itibari ile 51 milyon 795 bin TL harcama yapılmıştır” dedi.
Vali Fuat Gürel’in konuşmasının ardından Yatırımcı Bölge Müdürleri, Daire Müdürleri söz alarak 2019 yılında yapımı devam eden ve planlanan yatırımlarla ilgili koordinasyon kurulu üyelerini bilgilendirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin