Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Haziran, 2022 13:14 tarihinde yayınlandı
0

İl Jandarma Komutanından Vali Fuat Gürel’e Ziyaret

Vali Fuat Gürel, Jandarma Teşkilatının kuruluşunun 183. yıldönümü nedeniyle İl Jandarma Komutanı J. Kd. Albay Garip Gümüş ve Jandarma Personellerinden oluşan heyeti makamında kabul etti.

Ülkemizin huzurunu, can ve mal güvenliğini temin eden Jandarma Teşkilatının 183. Kuruluş Yıldönümü kutlayan Vali Fuat Gürel, “Kolluk kuvvetlerimizin önemli bir parçasını oluşturan, ülkemizin iç güvenliğini sağlayan jandarma teşkilatımız eğitimli personeli, donanımı, disiplini, vatan sevgisi, üstün vazife bilinci ve kabiliyeti ile 183 yıldır görev ve sorumluluklarını azim ve kararlılıkla yerine getirmektedir.

Jandarma Teşkilatımız üstün vazife anlayışı, sarsılmaz disiplinli, etkili ve gerçekçi eğitimi, yüksek fiziki ve moral gücü ile kutsal vatan toprakları üzerinde, görev yaptığı her noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü ve teminatıdır.

Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin sağlanmasında bu güne kadar hiçbir tehdide boyun eğmeden görevini yerine getiren kahraman Jandarmamızın, bundan sonra da üstlendiği zorlu görevi başarıyla sürdüreceğine yürekten inanıyorum.

Jandarma Teşkilatımızın 183. kuruluş yıldönümünü kutluyor, bu vesile ile başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle; gazilerimizi ve emekli personellerimizi minnetle anıyor, görevi başında bulunan teşkilat mensuplarımıza sağlık, mutluluk ve üstün başarılar diliyorum.” diye konuştu. (Halil Kızılyer)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin