Reklam
Reklam
ikinci el oto pazari eski bayramlari ariyor 7v6UMqit
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mart, 2025 16:37 tarihinde yayınlandı
0

İkinci el oto pazarı eski bayramları arıyor

Samsun’da kurulan ikinci el araba pazarı eski bayram öncesi yoğunluk günlerini arıyor.

Samsun İkinci El Otomotivciler Sitesi’nde her cumartesi günleri kurulan ikinci el oto pazarında Ramazan Bayramı öncesi hareketlilik yok. Araçlarını satmak için pazara getiren satıcılar alıcıların olmamasından yakınırken, gelen az sayıda alıcı ise fiyatların değerli olduğunu söyledi.

“Ne satıcı var ne alıcı var”

Otomobil satıcısı Ali Kanık, “Bayram öncesi iş yok. Rastgele bir alışveriş yok. Evvelce vardı ancak şu anda yok. Yaz ayı da ufaktan girmeye başladı. Araba pazarında ne alan ve ne satan. Satıcılar gelmiş, alıcılar gözükmüyor. Birtakım otomobilleri 7 aydır satmaya çalışıyorum. Bu otomobil işinin bayramı kalmadı” dedi.

Otomobil satıcısı Bilal Kaya, “Gelen gidenler var ancak piyasa dingin. Alım yok, satım da yok. Sabah saatlerinde biraz gelen vardı fakat şu an bakan yok. Geçen bayramda ben buradaydım. O vakit 2 güne sattığımız arabayı artık 1 haftada sıkıntı satıyoruz” diye konuştu.

Otomobil satıcısı Yasin Tekin, “Araba pazarı dingin durumda. Saat 08.00’den bu yana buradayım ve 1 tane bile müşteri yok. Daima galericiler geziyor. Onlar da meyyit fiyat veriyor” biçiminde konuştu.

“İnternetten satışın tesiri var”

Alıcı İsmet Lokumcu ise “Araba pazarında bayram öncesinde hareketlilik yok. Fiyatlar bize nazaran yüksek, satıcıya nazaran düşük geliyor. Anlaşamıyoruz. Evvelce burası doluydu. Yer bulamıyorduk. Artık gelen giden yok. İnternetten satış çoğaldı. Onun tesiri var” sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin