ZONGULDAK’ın Ereğli ilçesinde, Köylere Hizmet Götürme Birliği 2015 yılı Nisan Meclis toplantısı yapıldı. Toplantıda birliğin yeni yönetiminin seçimleri yapılırken, genel kurula yapılan çalışmalarla ilgili olarak bilgi verildi.
Toplantıya Kdz. Ereğli Kaymakamı İbrahim Çay başkanlık yaptı. İl Genel Meclisi Üyeleri ve muhtarlara yapılan çalışmalar hakkında bilgiler veren Kaymakam İbrahim Çay, muhtarlara hizmet dağılımında ayırım yapmamalarını tavsiye etti.
2015 yılı için ödenek sıkıntılarının bulunmadığını dile getiren Çay, iahalelerde ki kırımlardan 560 bin TL gelir elde ettiklerini söyledi. Kaymakam Çay konuşmasında “Bilindiği üzere bizim 500-600 bin TL bütçemizde para var. Bu parayı asfalt için ayırdık. Bu para tamamen bizim burada yaptığımız ihalelerdeki kırımdan sağlanan gelirdir. Bu bizim kendi öz gelirimizdir. Bu bizim yönetimimizdeki, il genel meclisi ve muhtarlarımızın sağlamış olduğu destekle biriktire birlikte 560 bin TL gelir elde edilmiş. Bunu da 42 kilometre 2. Kat asfalt için kullanacağız. Bu konuda bize destek sağlayan Sayın Valimize teşekkür ediyorum. Çünkü ihaleleri bize vermese bu kırımların hiçbir tanesi olmayacaktı. Parasal hiçbir sıkıntımız yoktur. Muhtarlarımızın getirmiş olduğu tüm projeleri değerlendiriyoruz. Benim muhtarlardan tek talebim hizmetler kamunun ve tüm vatandaşların kullandığı alanlar olsun. Çünkü burada her mahalle bir köy statüsündedir. Sen öncelikle oturmadığın mahallerine hizmet götüreceksin. Siz onları yaptığınız müddetçe biz her zaman sizin yanınızdayız” dedi.
Birlik üyelerine faaliyet raporu hakkında bilgiler verilmesinin ardından seçimlere geçildi. 98 üyenin oy kullandığı seçimlerde oyların tamamı geçerli sayıldı.
Yapılan oylama sonucunda İl Genel Meclisi Üyesi Ali Tarakçı 60 ve Kazım Beceren 54, Dedeler Köyü Muhtarı Durdu Acar 47 ve Hasankahyalar Köyü Muhtarı Fahri Demircan 43 oy alarak birliğin yeni yönetimine seçildiler. Birlik yönetimine aday olanak Partili İl Genel Meclisi Üyesi Rıfkı Gültekin 47 ve CHP’li İl Genel Meclisi Üyesi Sadettin Arslan 14, Ortaköy Muhtarı Erol Özsoy 41 ve Halaşlı Köyü Muhtarı Özcan Özçiçek 41 oy aldı. Seçimlerde aday olmamalarına rağmen AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Ayhan Taşdelen ile Bayat Köyü Muhtarı Ahmet Eyrilmez’e da 1’er oy çıktı.


İhalelerdeki Kırımlardan Elde Edilen Gelirle Köylere Asfalt Yapılacak
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


