Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Mayıs, 2019 13:30 tarihinde yayınlandı
0

İftar çadırında ilk oruçlar açıldı

Karabük Belediyesi’nin Kent Meydan’ına kurduğu iftar çadırı Ramazan Ay’ının ilk gününde büyük ilgi gördü. Vatandaşlar çadır önünde uzun kuyruklar oluştururken, Ezan’ın okunmasıyla birlikte Ramazan’ın ilk orucu büyük bir sevinç ile açıldı.

Karabük Belediyesi tarafından Kent Meydan’ında kurulan 600 kişilik iftar çadırı hizmet vermeye başladı. Karabüklü birçok vatandaşta Ramazan Ay’ının ilk orucunu Kent Meydan’ında kurulan iftar çadırında açtı.  İlk iftarda evlerine yetişemeyenler, sosyal bir ortamda iftarını açmak isteyenler ve fakir aileler iftar çadırına akın etti.  Geçtiğimiz yılda aynı yerde kurulan çadırda 600 kişiye iftar sofrası açan Karabük Belediyesi hizmetine bu yılda devam etti. Ramazan Ay’ının son gününe kadar devam edecek uygulama vatandaşların iftarlarını rahatça açmalarına olanak sağlayacak. Kent Meydan’ında, dar gelirli ve iftara yetişemeyen vatandaşlar için kurulan iftar çadırında ilk gün yaklaşık 600 kişi orucunu açtı.

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili,   Ramazan ayının insanları birlik ve beraberliğe en çok yaklaştıran ay olduğunu belirterek, bu konuda herkesi hassas olmaya çağırdı. Karabük Belediyesi olarak kurdukları iftar çadırında yolda kalan, evi uzakta olan vatandaşlarla birlikte ihtiyaç sahibi insanlara hizmet verdiklerini ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin