Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Kasım, 2024 00:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

İçe çekilen cihazlar aç mı tok mu kullanılır karmaşasına son

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür İnce, içe çekilen ilaçların doğrudan akciğere gittiğini belirterek, aç veya tok kullanımının bir fark oluşturmayacağını söyledi.
KOAH ve diğer göğüs hastalıklarından muzdarip olan birçok hasta çeşitli cihazlar ile akciğerlerine ilaç çekiyor. Bu cihazların kullanımında tereddüt yaşayan ve doğru uygulamayan vatandaşlar ise ilaçtan tam tesir alamıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür İnce, hem cihaz hem de ilacın kullanımına dair dikkat edilmesi gereken hususları açıkladı.

“Mideye gitmediğinden aç veya tok karnına kullanmada bir fark yok”
İçe çekilen ilaçların aç ve tok kullanımında bir fark olmadığına değinen Medicana International Samsun Hastanesi Uzm. Dr. Özgür İnce, “İnhaler cihazlar, içe çekilen cihazlar olarak biliniyor. Bu cihazların doğru kullanımı oldukça önemli. Bu cihazların bir kısmı gaz ihtiva eden cihazlar. İçerisindeki basınçlı tüp, basmanın etkisiyle harekete geçer ve gaz dışarı çıkar. Bir de kuru toz ürünler var. Cihaza, kutusundan çıkan kapsülleri yerleştirip, patlamalı ve patlattıktan sonra içe çekilen kuru toz cihazlar var. Bir de içerisine hiçbir şey koyulmayan, kendinden içi ilaç dolu olan cihazlar mevcut. Bu cihazları akciğerimize çekiyoruz. Hastaların bazen kaygı ve endişeleri olabiliyor. İlaçları aç mı tok mu almak konusunda tereddüt yaşıyorlar. Bu ürünlerin tamamı, içlerindeki ilacı gaz veya kuru toz formunda olsun akciğere gönderiyor. Yani bunlar mideye gitmiyor. Mideye gitmediğinden aç veya tok karnına kullanmada bir fark yok. İlacı içimize çektiğimizde nefes borusundan giren ilaç, akciğerin en uç hava yollarına kadar gider. Bu ilaç formatlarının hepsinin amacı, hava yollarının en ücra noktasına kadar ilacı ulaştırabilmektir. 2 mikron ve aşağısına ulaştırabilmek hedeftir. Akciğerin en ucunda küçük hava kesecikleri vardır. Oraya ilaç gider, hem gittiği yerde yolda görevinin görür hem de hava keseciklerinin içerisinden kan dolaşımına katılmak için de görevini yapabilir. Bu yüzden içe çekilen ilaçlarda açlık-tokluk kullanım farkı bulunmamaktır” dedi.

Cihazları yanlış kullanmamaya dikkat
Cihazın yanlış kullanılması sonucu akciğere gitmesi gereken ilacın dışarıya kaçtığına da değinen Uzm. Dr. İnce, “Gaz inhalasyon diye tabir edilen cihazları kullanırken dikkat edilmesi gereken ilk şey, kapağını açmayı unutmamak. Bu cihazların ve cihazların hepsinin üzerinde sayaçları vardır. Kaç kere kullanabileceğinizi gösteren bir rakam vardır. Cihazı kullanırken amacımız, gazı akciğere göndermek. Bunun için ilk önce kapağı çıkartıyoruz. Bir parmağımızla tüpe üstten bastırıyoruz. Öncesinde akciğerdeki havayı boşaltırsak, içeriye ilaç daha güzel gidecektir. O nedenle nefesimizi verdikten sonra ağızlık dik olacak şekilde cihazı ağzımıza alıyoruz ve bastıktan sonra çıkan gazı derin bir şekilde içimize çekiyoruz. Maalesef sigara içmekte olan hastaların daha iyi bildiği gibi sigarayı içimize çekiyormuş gibi cihazdaki ilacı da içimize çekmemiz gerekiyor. Nefes verdik, cihazı ağzımıza aldık, nefes alırken cihaza bastırdık, ilacın ilk dozunu içeri çektik, bir miktar nefesimizi tuttuk 3 saniye olabilir sonrasında nefesimizi veriyoruz. Cihazın hatalı kullanımı ise ilacın dışarı kaçmasıdır. Kullanırken, içeri girecek ilacın, dışarı çıkmaması gerekiyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 00:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Bolu’da yılkı atları D-100’e indi: Orta refüjde otladılar

Bolu’da doğal yaşam alanlarından inen yılkı atları, uluslararası geçiş güzergahı olan D-100 kara yolunda görüntülendi. Paşaköy Mahallesi mevkiinde yolun orta refüjüne çıkan atlar, akan trafiğe aldırış etmeden otladı.
Olay, öğle saatlerinde D-100 kara yolunun Paşaköy Mahallesi kesiminde meydana geldi. Şehir merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki At Yaylası bölgesinde yaşayan yılkı atları, kente kadar indi. Araç trafiğinin yoğun olduğu D-100 kara yoluna çıkan atlar, sürücülerin ilginç bakışları arasında yolun ortasındaki refüje geçti.
Refüjdeki çimleri yiyerek karınlarını doyuran atlar, zaman zaman yola yaklaşarak trafikte tehlike oluşturdu. Güzergahı kullanan sürücüler, atlara çarpmamak için hızlarını düşürerek kontrollü şekilde ilerledi. Bir süre orta refüjde otlayan atlar, daha sonra bölgeden uzaklaşarak gözden kayboldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin