Artvin’de Hopa Devlet Hastanesinde Karadeniz’in ilk ve tek Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi (GETAT) hizmete açıldı.
Sağlık Bakanlığı tarafından, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında hizmet veren hastanelerde, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bilim dalında büyük önemi olan ozon, proloterapi, akupunktur ve diğer tamamlayıcı tedavilerin uygulanması amacıyla “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama Merkezi (GETAT)” hizmete açılmaya devam ediyor. Bu birimde fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimler hizmet veriyor.
Artvin’in Hopa İlçesi Devlet Hastanesinde düzenlenen törenle hizmete açılan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi (GETAT), devlet hastanelerinde hizmet veren Karadeniz’de ilk ve tek olma özelliği taşıyor.
Açılışta konuşan Doktor Mukadder Karakaya, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezinde, kupa, hacamat, Mezoterapi, Akupunktur gibi hizmetler verdiklerini ifade ederek “Devlet Hastaneleri bünyelerinde GETAT merkezimiz Karadeniz’de ilk ve tek olma özelliği taşıyor. Burada amacımız bu işlemler genellikle merdiven altı yapılıyor. Bu işlemlerin devlette sağlıklı koşullarda sağlamak. Biz de bu şekilde hizmet vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi (GETAT) açılışına AK Parti Milletvekili Faruk Çelik, hastane yönetimi ve çalışanlar katıldı.


Hopa Devlet Hastanesinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi açıldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

